Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2514 E. 2011/8653 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2514
KARAR NO : 2011/8653
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya 2005 yılında verdiği borç karşılığında 10.000.00.TL bedelli senet aldığını, borcun ödenmemesi üzerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunduğunu, davalının senette tanzim yeri bulunmaması nedeniyle açtığı dava sonucunda verilen karar ile takibin iptal edildiğini akabinde 10.000.00.TL asıl alacak ve faizi ile birlikte 10.650.23.TL’ nın tahsili için ilamsız icra takibinde bulunduğunu ancak davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senette malen kaydı yazmasına rağmen davacıınn senet metnini talil ederek borç verdiğini iddia ettiğini, davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm. davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı aleyhine 10.000.00.TL bedelli senede dayanarak yaptığı icra takibine davalının itirazı üzerine borç olarak verdiği paranın ödenmediğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; davalı ise bu iddiaya karşı koyarak, davacıdan ödünç almadığını, verilen senedin teslim edilmeyen mal alımına ilişkin olduğunu belirterek vasıflı ikrar bir başka deyişle gerekçeli inkârda bulunmuştur. Bu ikrar bölünemez ve ikrar edenin aleyhine delil de teşkil etmez. Hal böyle olunca TMK.’ nun 6. maddesi ve HUMK.’ nu hükümleri gereğince, paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı, açıkça tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini bildirdiğinden ve müddeabihin miktarı itibariyle HUMK.’ nun 288. ve devamı maddeleri uyarınca olayda tanık da dinlenemez. Ayrıca havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir Davacının delil olarak dayandığı banka havalesinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerhin bulunmaması ve davalının “davacının annesinden faizi ile ödeme karşılığında 9.500.00.TL borç aldığı ve karşılığında 10.000.TL bedelli senet verdiği” yönünde gerek mahkemede gerekse Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2006/9039 Esas sayılı soruşturma dosyasında şikayetçi olarak verdiği beyanlarının, davacı tarafından havale ile gönderilen 9.500.00.TL’ nın, bizzat davacı tarafından davalıya borç olarak verildiğini ispata yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacı, delil listesinde yemin deliline de dayandığından, mahkemece; davacıya, davalıya havalede belirtilen miktar yönünden yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.