YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/275
KARAR NO : 2011/8715
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki kira alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı …arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü alacak haklarını 27.1.2010 tarihinde yapılan devir protokolü ile devraldığını, 16.5.2006 tarihinde yapılan sözleşmenin 3. maddesinde teslim süresinin 14 ay olarak belirtilmesine göre satın alınan dairenin en geç 16.9.2007 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 17.1.2009 tarihinde teslim edildiğini, 16 aylık gecikme nedeniyle doğan kira kaybı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı …’ın davalı ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı olarak satın aldığı taşınmazı kendisine devrettiğini,devir sözleşmesi gereğince dava dışı …’ın satış sözleşmesinden doğan haklarını devraldığını, bu devir sözleşmesi nedeniyle devir öncesi döneme ilişkin dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli zararının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı ile dava dışı …arasında yapılan 27.1.2010 tarihli devir protokolünde 16.5.2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü hakkın devredildiği belirtilmek suretiyle davacıya alacağın temlik edildiği anlaşılmaktadır.Alacağın temliki Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı,bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder ve bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Davaya konu uyuşmazlıkta ilk malik alacak hakkını davacıya devretmiş olmakla, davacı, temlik eden …’a ait hakları talep etme hakkı doğmuştur.Bu durumda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilip davanın esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.6.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının onanması görüşündeyim.