Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/277 E. 2011/14658 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/277
KARAR NO : 2011/14658
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların miras bırakanı ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından bedel ödemekle tapunun devrini beklediklerini, ancak tapunun devredilmemesi üzerine açtıkları tapu iptal ve tescil davasının neticeden reddine karar verilip kararın kesinleştiğini, bu süreç içerisinde yapımını üstlendikleri, 10 adet villa inşaatına devam ettiklerini, bunlardan 4 tanesinin inşaatının bittiğini ancak tescil davasının reddi sebebiyle işlerin bozulduğunu, bundan dolayı yapılan işleri belirlemek için tespit davası açtıklarını açıklayarak, davalıların sebepsiz zenginleşmelerinden dolayı faiz ile birlikte alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının yaptığını iddia ettiği işleri dava dışı kooperatif adına yapılmasından dolayı hak edişlerin kendilerinden istenemeyeceğini, esas yönünden ise fesih olunan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, tasfiye işleminin yapılmasını, buna göre alacaklarının yapılan işler bedeli ile takasının değerlendirilmesini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda mal sahibi miras bırakan ile …
2011/277-14658
Konut Yapı Kooperatifi ve … İnş. Sondaj Ltd arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonrasında davacı ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi dikkate alınarak davacının bu durumda yaptığı işler için başvuracağı tarafın dava dışı Kooperatif bulunması, böylece davada davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından usul ve esastan davalılar tarafından ise düzelterek onama talepli temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan alacak davasında, Mahkemece hüküm kısmında davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine denilerek davanın reddi kararı verildiği, karar gerekçesinde ise önce davalıların miras bırakanı vekili ile davacı arasında noterde imzalanan 8.5.2002 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu belirtilerek esas yönünden bilahare davalıların miras bırakanı ile davacı arasında doğrudan doğruya sözleşme bulunmadığı, miras bırakanın sözleşmenin tarafı bulunmadığı belirtilerek usul yönünden olmak üzere davanın birden fazla gerekçe ışığında reddine karar verildiğinin açıklandığı açık olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları değerlendirildiğinde neticeden davacı tarafından yapılan imalatlara ilişkin olarak açılan alacak davasında gerek usul ve gerekse esasa ilişkin gerekçelerle davanın reddinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılmış olup, bu gibi durumlarda mahkemece öncelikle usul yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece her iki yönden de değerlendirme yapılarak karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre taraf vekillerinin bu husus dışında kalan temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.