YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3021
KARAR NO : 2011/10230
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
…., vekili avukat … ile …A.Ş vekili avukat …aralarındaki dava hakkında … 10.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.5.2010 gün ve 72-189 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı kurumun telefon abonesi olduğunu, isim benzerliğinden dolayı hakkında icra takibi yapıldığını, ev telefonunun görüşmeye kapatıldığını, bunun üzerine davalı hakkında menfi tespit davası açtığını, o davanın açılmasından 3 ay sonra davalı tarafça telefonun görüşmeye açıldığını, telefon faturalarını düzenli ödemesine rağmen telefonunun kapatılması nedeniyle mağdur olduğunu, itibarının sarsıldığını belirterek 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’sı, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL.’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Mahkemece reddedilen ve davacı tarafça temyiz edilen uyuşmazlığa konu alacak miktarı karar tarihi itibariyle 1.430,00 TL.’yi geçmediğinden HUMK.’nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmişti.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı tarafın temyiz dilekçesinin REDDİNE, 27.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.