Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3166 E. 2011/5430 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3166
KARAR NO : 2011/5430
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, …’teki evini sattığını,8000 TL nin davalıların isteği ve ihtiyacı üzerine havale ettiğini, bu paranın davalı tarafından işletilerek sonuçta kendisine ev alınacağının vaad edildiğini, bir süre kirasının da ödendiğini, daha sonra oyalandıklarını, paranın geri ödenmediğini, kardeşinin maddi durumunun bozulduğu, diğer davalı yengesi…ile muvazalı olarak boşandıklarını ileri sürerek, ödediği paranın ve zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ziynet parayı aldığını, diğer davalıya verdiğini, davacı ile aralarında bir borç alıp verme ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş,diğer davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalılara ödünç verdiği paranın tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dava konusu 8000 TL lik havale davacının oğlu Burak tarafından 25.5.2004 tarihinde davalı …’e herhangi bir açıklama yapılmaksızın gönderilmiştir. Davacı o sırada boşta olan oğlunun kendi namına havale yaptığını bildirmiştir. Davalı ise havaleyi aldığını, diğer davalı ile boşandıkları halde parayı eski eşine teslim ettiğini, aralarında akdi ilişki bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasında davacı nam ve hesabına davacının oğlu tarafından Zinnet’e 8000 TL lik havale çıkarıldığı, paranın davalı … tarafından alındığı taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı bu paranın borç olarak maddi durumları bozuk 2011/3166-5460
Olan davalılara kendi maddi durumuda bozuk olmasına rağmen ısrarları sonucu sattığı evinin parasından bir kısmını işletip ileride ev almak üzere davalılara ödünç olarak verdiğini, davalıların iflas ettiklerini, bu nedenle muvazaalı olarak boşandıklarını ama birlikte yaşadıklarını ileri sürmüştür. Davacının davalı … ile kardeş oldukları, diğer davalının …in boşandığı eşi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının davalı … ile kardeş olmaları nedeniyle HMUK 288 ve devamı maddeleri uyarınca davada tanık dinlenmesi mümkündür. Ayrıca diğer davalı …’in mali durumlarının bozuk olması ve iflas etmeleri nedeniyle muvazalı olarak boşandıkları şeklindeki davacı iddiası gözetildiğinde bu davalı yönünden de, karıkoca olmaları, havaleyi aldığını beyan etmesi gibi sebeplerle iddia ve savunmanın birlikte değerlendirilmesi gerekeceğinden, haksız fiil hükümlerine dayanarak tanık dinlenmesi imkanı mümkündür. Buna göre tarafların yemin dahil tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15,60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.