YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3267
KARAR NO : 2011/4940
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, kendilerine ait Gelibolu’da bulunan taşınmazın satışı hususunda davalı … ile 50.000TL bedel karşılığı anlaştıklarını, davalı …’ün taşınmaz bedelini ödemek için davalı banka ile kredi sürecini başlattığını, kredi çıktıktan sonra davalı bankaya güvenerek 11.7.2008 tarihinde davalı …’e tapuyu devrettiklerini, davalı bankanın da taşınmaz üzerine ipotek koyduğunu, daha sonra banka ile görüştüklerinde davalı …’ün parayı aldığını öğrendiklerini, davalı bankanın blokeli çek vermeyip parayı Eyüp’e vererek kendilerini zarara uğrattığını, davalı …’ün ise hem tapuyu hem de parayı aldığını ileri sürerek, taşınmazın satış değeri olan 50.000TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece tarafların tapuda dava konusu taşınmazın 50.000 YTL bedelle alım satımını gerçekleştirdiği,HUMK 290 maddesi gereği resmi sicil ve senetlerin konusu hukuki işlem ise bunun aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebileceği, tapu memuru huzurunda da bedelin ödendiği belirtilmiş olmakla bu yönden kesin delili davacı tarafın sunamadığı,ayrıca davacıların hile veya hata ile tapu kaydını devrettikleri iddiasını da ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı …’e taşınmaz sattıklarını ancak, davalının satış bedelini ödemediğini ileri sürerek taşınmazın satış değeri olan 50.000TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı …,satış bedelini davacılara nakten ödediğini savunmuştur. Mahkemece, tarafların tapuda resmi şekilde satış yaptıkları, resmi sicil ve senetlerin
2011/3267-4640
Aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği, ancak senetle ispat edilebileceği, hata ve hile olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların ½’şer oranında malik oldukları dava konusu taşınmazı tapuda 11.7.2008 tarihinde 50.000TL bedel karşılığı davalı …’e sattıkları dosya kapsamında mevcut tapu resmi senedinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın satış bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacıların şikayeti üzerine davalı taraf hakkında başlatılan ceza soruşturması esnasında Beyoğlu 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1049 Müt. Sayılı dosyasının 10.12.2009 tarihli oturumunda davalı …, davacılara ait binayı yapmak üzere davacı … ile konuşup 40.000TL’ye anlaştıklarını, kredi ile bu binayı satın aldıktan sonra ruhsatlarının olmadığının anlaşıldığını, …’ın “siz ödeyin alacağımızdan düşeriz.” dediği için 7-8 ay boyunca bu işlerle uğraştığını, izinleri alıp inşaatı yaptığını,izinler için 11.000TL masraf yaptığını,tapu devri esnasında …’ın 35.000TL para istediğini, kendisinin veremeyeceğini söylediğini, bunun üzerine davacıların dava dışı Tarık ile konuşarak tapu devrini yaptıklarını, tapu devrinden sonra paraları bankadan çekmelerini söylediğini, ancak rahatsız oldukları için bankaya gidemeyeceklerini söylediklerini, …’a geldiklerinde parayı kendisinin alıp davacı …’a 30.000TL ödeme yaptığını ancak herhangi bir belgesi olmadığını belirtmiş, davacı …, imkanları olmadığı için binayı eksikleriyle beraber satışa çıkardıklarını, dava dışı Tarık vasıtasıyla davalı … ile tanıştıklarını, 40.000TL’ye anlaştıklarını,Eyüp’e izinler nedeniyle yapılan masrafların satış bedelinden düşüleceğini söylediklerini, ancak, 1.000TL kaparo dışında para almadıklarını belirtmiş,davacı … ise, davacı …’un beyanına ek olarak davalı …’ün yaptığı masraflar nedeniyle 5.000TL mahsup yaparak 35.000TL alacakları olduğunu söylediklerini, 1.000TL dışında para alamadıklarını belirtmiştir. Tarafların Sulh Ceza Mahkemesinde alınan bu beyanları mahkeme içi ikrar niteliğinde olup mahkeme içi ikrar kesin delildir. Öyle olunca mahkemece, tarafların mahkeme içi ikrar niteliğinde bulunan beyanları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.