YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3422
KARAR NO : 2011/9691
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki adi ortaklığın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile 1.3.2009 tarihli protokol ile adi ortaklık kurduklarını, daha önce davalı tarafından işletilen düğün salonu,kafeterya ve nargile yeri işletmesine 40.000 Tl sermaye konularak %50 ortak olduğunu, idareci ortak davalının kendisine hiç ödeme yapmadığını, bu nedenle ortaklığı sürdürmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek ortaklığın feshi ile tasfiyesine , şimdilik 10.000 Tl’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ortaklık payını ödemediğini, işyerine gelmediğini, davacının ortaklık payını ödememesi nedeniyle maddi külfet altına girdiğini ve aksaklıklar meydana geldiğinden belediye tarafından 78.000 Tl ceza kesildiğini, ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından işletilen işletmeye, 40.000 Tl ödeyerek ortak olduğu, davalı tarafından kendisine hiç ödeme yapılmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile şimdilik 10.000 Tl’nin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı davacının edemini yerine getirmediğini, işletmeye ceza kesildiğini ve kira payına katılması gerektiğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,ortaklığın feshine, kar ve zarar olmadığından tasfiyeyi gerektirecek bir husus bulunmadığından bu konuda karar ittihazına yer olmadığına, 10.000 Tl’nin tahsiline karar verilmiştir. Bu hali ile davacı ve davalı arasında 1.3.2009 tarihinde düzenlenen protokol gereğince davalının işlettiği işletmeye %50 ortak olduğu, davacının 40.000 Tl ödediği ve kira bedelinin günün koşullarına göre tekrar konuşulacağı hususunun taraflarca imza altına alındığı anlaşılmaktadır. O halde davacı iddiası ve davalıların savunması yönünden tüm delilleri celbedilerek B.K.nun 520 ve devamı 2011/3422-9691
maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri gözetilmeli ve ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Tasfiyenin BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gerekir. Açıklanan bu hukuki olgular karşısında, öncelikle ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle aktif ve pasif mal varlığı belirlenmeli, ortaklığı yöneten ve idareci ortak olan davalı taraftan ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde, mahkeme tayin edeceği tasfiye memuru marifetiyle tespit edilen ortaklık mallarının mevcut olanların satılmasına şayet bu mallar mevcut değilse değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenip, elde edilen gelirden veya malların belirlenen değerlerinden öncelikle ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmelidir. Davacının işletmenin maruz kaldığı ceza ve kiradanda payı oranında sorumlu olduğu kabul edilerek bu husustaki davalı delilleri toplanarak yukarıda belirtilen ilkelere göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.