Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/348 E. 2011/14630 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/348
KARAR NO : 2011/14630
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,15.12.2004 tarihindeki taahhütnameye güvenerek 17127 ada, 19 parsel, zemin kat 1. no.lu meskeni davalı …’dan 32.000,00 TL’na satın aldığını ve bedelini ödediğini, tapu masraflarından başka Hiçbir ödeme yapmamasının satış sözleşmesinde yazıldığını, …’nın kooperatifteki payını 15.12.2004 tarihli kooperatif kararı ile devrettiğini,…’nın daireyi …’den aldığını,…’in … (…) Konut Yapı kooperatifini kurduğunu, yöneticiliğine de eşini ve yakınlarını getirdiğini, 40 adet meskenin bulunduğu iki blok için tüm payları kendisi, eşi ve yakınları hak sahibi gibi gösterip kura çektiğini, daha sonra da kendisini yapsatçı gibi gösterip daireleri sattığını, kendisinin başka hiçbir para ödemeyeceğinin taahhüt edildiğini, ancak kooperatifin her bir ortaktan acilen 40.000,00 TL daha istediğini belirterek 40.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama esnasında ise dava dilekçesini ıslah ederek 46.572,68 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …; dava konusu daireyi …’den noter sözleşmesi ile devraldığını, aidat ödemeyeceğinin belirtildiğini, davacının belirttiği arsa payı ve üyelere 2011/348-14630
Düşen sorumluluklardan haberinin olmadığını, bu durumun sadece …’i ve kooperatif yönetimini ilgilendirdiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı …; davacının kooperatife verdiği dilekçede hisseyi tüm borç ve yükümlülükleri ile birlikte aldığını belirttiğini, hissesini devreden üyenin ileride doğacak borçları ödemeyi taahhüt etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının ödediği aidat alacağı 7.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, bu kişi hakkında fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olup,hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’nın tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı … ile diğer davalı … arasında düzenlenen 26/02/2004 tarihli harici satış sözleşmesi ile, … Mahallesi, 12127 ada 19 parseldeki … konut Yapı Kooperatifindeki 1.Blok 1 ve 3 no.lu hisselerini davalı …’ya devretmiş, … da diğer davalıdan aldığı birinci blok bir no.lu daire hissesini 15/12/2004 tarihinde 32.000.000.000 TL.(32.000,00 TL) bedelle davacıya aynı tarihli taahhütname ile devretmiştir. Taahhütnamenin 2.maddesi ile;davacı …’nun kooperatife hiçbir şekilde aidat ödemesi yapmayacağı kararlaştırılmış ve Kooperatifte de hisse devri gerçekleştirilmiştir. Kooperatif ve kooperatif üyeleri ile kooperatife ait dava konusu dairesinin de bulunduğu arsanın sahibi … arasında düzenlenen 11/06/2009 tarihli uzlaşma protokolü ile,arsa sahibi tarafından kooperitife bedelsiz olarak aktarılan arsanın bir kısmına iki bloktan oluşan kırk dairenin dışında daire yapılmayacağı, arsanın ifraz edilerek kalan kısmının arsa shibine iade edileceği, kooperatifin kat karşılığı aldığı arsa nedeniyle arsa sahibine dairelerini teslim etmemesi nedeniyle kooperatifin 1.250.000,00 TL kira borcunun bulunduğu, davalar ve icra takipleri ile yapılan ödemelerin de bu miktarın üzerine ilave edildiği, 50.000,00 TL.nın peşin ödendiği, kalan 1200.000,00 TL.nın ise daire başı 30.000 TL ödenmek suretiyle ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde; 2011/348-14630
davacının arsa sahibine 31.250 TL ödemesi gerektiği, Kooperatif üyesi olup kendisine daire verilmeyen …’ya 32.000 TL tazminat ödenmesi gerektiği,bu miktardan davacıya düşen payın 800 TL olduğu,bugüne kadar ecrimisil bedellerinin tahsili için yapılan ödemelerin toplamı 62.907 TL olup davacının payına 1.572,68 TL düştüğü,Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılması gereken prim ve cezalarla,yönetim kurulu huzur hakları, muhasebe ve genel giderleri için her bir üyenin 5.450 TL. ödemesi gerektiği, davacı tarafından 27/08/2007-25/09/2008 tarihleri arasında 7.500 Tl aidat ödendiği,…’nun ödediği ve ödemesi gereken toplam miktarın;46.572,68 TL olduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı ile … arasında düzenlenen taahhütnamenin 2.maddesinde belirlenen ve “… kooperatife hiçbir şekilde aidat ödemesi yapmayacaktır” hükmünün bilirkişi raporunda belirlenen ve … tarafından kooperatife ödenen 7500,00 TL aidat borcunun dışında kalan arsa sahibine ödenen bedel, daire sahibi olamayan kooperatif üyesine ödenen bedel, SGK prim ve cezaları, yönetim kurulu huzur hakları ve muhasebe ve genel giderleri kapsayıp kapsamadığı hususundadır. Sözleşmenin yorumunda tarafların iradesi esas alınmalıdır. Sözleşmenin bu hükmüne göre, davacının tüm diğer borçlardan arındırılmış vaziyette daire satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalı … tarafından üstlenilen aidat borcu içinde, davacının ödemek zorunda kaldığı ve bilirkişi raporunda belirtilen diğer meblağların da olduğunun kabulü zorunludur.Böyle olunca davalı,kooperatife ödemek zorunda kaldığı tüm bedeli davalı …’dan isteyebilir.Bu nedenle mahkemece … hakkında açılan davanın tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken ;kısmen kabulüne, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın tüm,davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.