YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3558
KARAR NO : 2011/10502
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,sağ dizinden ağrı şikayeti ile davalı hastaneye başvurduğunu,diğer davalı tarafından sağ dizinden ameliyat edilmesine karar verildiği ancak 8.3.2008 tarihinde sol dizinden ameliyat edildiğini,oysa tüm tetkiklerin sağ dizine yapıldığını,asıl sorunlu diziyle birlikte bu ameliyat nedeniyle yatağa bağlandığını,ağrılar çektiğini,evi ve özürlü çocuğu ile ilgilenemediğini,hayvanları ve ekili bahçelerine bakamadığını bildirerek 10.000 TL maddi,80.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 435,92 TL maddi tazminat ile,2000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalının tüm, davacının yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ağrıyan sağ dizi nedeniyle davalı hastaneye başvurduğunu,diğer davalı doktor tarafından sol dizinden ameliyat edildiğini,bu ameliyat nedeniyle yatağa bağlandığı gibi,ameliyat olması gereken sağ dizinin ağrılarına da katlanmak zorunda kaldığını,daha sonra sağ dizinden devlet hastanesinde ameliyat olduğunu,tüm bu süreçte,bakıma muhtaç kaldığını,kendi işlerini göremediği,eviyle tarlası ve hayvanları ile ilgilenemediğini,uzunca bir süre ağrılarla mücadele etmek zorunda kaldığını bu durumun kendisinde manevi sıkıntı ve üzüntüye sebep olduğunu bildirerek 2011/3558-10502 zararının tahsili için eldeki davayı açmıştır.Dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında özetle davacının her iki dizinden rahatsız olduğunu ancak öncelikli isteğinin sağ dizinden ameliyat olmak olduğunu,bu şekliyle istemediği dizinden ameliyat olduğu,bu hususta hastanın yeterince bilgilendirilmemesi nedeniyle davalıların kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacının sol dizinden sonra sağ dizinden de ayrıca ameliyat olmak zorunda kaldığı,kendisine bakamadığı gibi,özürlü çocuğuna da bakamadığı,hayvanları ve bahçesiyle ilgilenemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Mahkemece 2000 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de, Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.buna göre izah edilen şekilde ve gerekçeleri de açıklanarak hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine,kararın davacı yararına BOZULMASINA,1.136.05 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.