YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/371
KARAR NO : 2011/15384
KARAR TARİHİ : 26.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1997 yılında tanıştıklarını, aralarındaki duygusal ilişkinin 9 yıl sürdüğü, bu süre içinde, diş hekimi olan davalının işleri kötü olduğundan ödünç para istediğini, … Bankası Nişantaşı şubesindeki Euro hesabından muhtelif tarih ve miktarlarda 6.000 Euro, TL hesabından 225.590.00 TL ve USD hesabından toplam 128.350 USD gönderildiği, bu paraların iadesi istendiğinde, davalının borcunu inkar ettiği, bu nedenle … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2007/6388 sayılı dosyası ile takip yaptığını ancak davalının haksız itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, borcu olmadığını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/371-15384
2-Davacının banka havalesi ile davalıya para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacı bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmüş, davalı ise paranın borç olarak gönderilmediğini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Öte yandan banka dekontlarında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı sabit ise de, bir kısım banka dekontlarında gönderilen paraların gönderiliş sebebine ilişkin açıklama bulunduğu da bilirkişi ön raporundan anlaşılmaktadır. Açıklanan bu yönler birlikte değerlendirilip davacının parayı davalıya borç olarak gönderdiğine dair iddiasını, bilirkişi ön raporunda belirtilen açıklama bulunan havale dekontları yönünden gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır bozmayı gerektirir.
3-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.