YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4538
KARAR NO : 2011/15757
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kurum tarafından inşa edilen … Barajı pompa istasyonlarının enerji ihtiyaçlarının karşılanması için davalı ile 8.10.1997 tarihli protokol imzalandığını, protokole göre, Enerji Nakil Hattı güzergahında kalan taşınmazlar için yapılacak olan kamulaştırma işlemlerinin bedellerinin davalı tarafça ödenmesinin kararlaştırıldığını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle dava dışı … tarafından kendileri aleyhine açılan davanın kabul edildiğini, adı geçen kişiye 14.12.2007 tarihinde 26.275,59 TL ödediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, projenin tamamı için kamulaştırma ve irtifak bedeli tesisi olarak 5.784.094.800 TL’nin davacı şirketin banka hesabına yatırıldığını, daha önce ödeme yapılmış olması nedeniyle yeniden talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, dava konusu rücuen tahsili talep edilen bedelden, daha önce davalı tarafından ödenen 5.784.094.800 TL’nin mahsubundan sonra kalan 20.527,50 TL’nin 4.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki 8.10.1997 tarihli protokol hükümlerine göre, “Büyük … İçme Suyu Projesi” kapsamında davalı 2011/4538-15757
Tarafından inşa edilen Sazlıdere Barajının enerji nakil hattı güzergahında kalan taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin davacı … Elektrik Dağıtım A.Ş.(…) tarafından yapılacağı, kamulaştırma bedellerinin ise davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından karşılanacağı anlaşılmaktadır. Davacı, protokol kapsamında, Küçükçekmece 834 parselle ilgili olarak, dava dışı üçüncü kişi tarafından açılan ve … aleyhine kesinleşen kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedelin, nihai yükümlüsü olan davalıdan rücuen tahsili için eldeki davayı açmış olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı … olduğu kamulaştırma bedelleri nedeniyle davalıya başvurma hakkına sahiptir. Ne var ki mahkemece, daha önce kamulaştırma işlemlerine başlanabilmesi için protokolün düzenlenmesi ile birlikte davalı … tarafından davacı …’a avans niteliğinde ödenmiş olan 5.784.094.800 TL’nin, dava konusu alacak miktarından mahsup edilerek kalan miktara hükmedilmişse de, davacı …, “söz konusu protokolün sadece dava konusu tek bir parsel için düzenlenmediğini, … aleyhine, diğer birçok parsel için farklı mahkemelerde açılan kamulaştırmasız el atma davalarında verilen kararlar nedeniyle Kurum tarafından ödemeler yapıldığını, yapılan bu ödemeler nedeniyle de davalıya karşı açılan rücu davalarının tümünde, “daha önce davalı tarafından 5.748.094.800 TL ödeme yapıldığı” gerekçesiyle, her bir dava dosyası için talep edilen alacak miktarından, bu miktar mahsup edilerek hüküm kurulduğunu, bu durumun … yönünden haksızlığa neden olduğunu” ileri sürmüştür. Gerçekten de davacının iddiasında olduğu, 8.10.1997 tarihli protokol kapsamında, kamulaştırma bedeli avansı olarak ve bir kareye mahsus olmak üzere ödenen bu miktarın, davacı tarafından diğer parseller için davalıya karşı açılan aynı nitelikteki rücu davalarında mahsup edilmiş olması halinde, aynı ödeme nedeniyle yeniden mahsup yapılamayacağından, … bu dava konusu 26.275,59 TL’lik alacak miktarının mahsup yapılmadan davalıdan tahsiline karar verilmesi gereklidir. O halde mahkemece açıklanan bu hususta araştırma yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.