Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/469 E. 2011/8719 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/469
KARAR NO : 2011/8719
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 30.11.2006 tarihinde daire satın aldığını,binayı yapan müteahhidin inşaatı yarım bıraktığını,inşaatı kendi imkanlarıyla tamamladıklarını,su abonesi olmak için davalıya başvurduğunu ancak,müteahhidin borcu nedeniyle reddedildiğini,elektrik ve doğalgaz abonesi olduğu gibi binadaki diğer dairelerin de su,elektrik ve doğalgaz aboneliklerinin bulunduğunu ileri sürerek,abonelik sözleşmesi yapılması yönünde karar verilmesini istemiştir.
Davalı, İmar Kanununun 31. maddesine göre kullanma izni verilmeyen yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlandırılmayacağının düzenlendiğini, iskan ruhsatı başvurusu yapılabilmesi için inşaat hesap kesim işleminin yapılması gerektiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davacının iskan ruhsatı alınması için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve binaya ait oturmaya elverişli olduğuna dair … bitirme tutanağının ve statik raporun olmadığı,davacının geçici maddeden yararlanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında inşaatı tamamlanan binada bulunan bağımsız bölümü için davalının su aboneliği tesis etmeye yanaşmadığını ileri sürerek talepte bulunmuş;davalı ise inşaat hesabının kesilmesi ve iskan ruhsatının alınmasından sonra geçici abonelik işleminin yapılabileceğini savunmuş,bu yöndeki savunmasını davacıya da bildirmiştir.Her ne kadar ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 30/d maddesinde “iskan ruhsatı bulunmayan binalar için şantiye suyu hesabının kesilmesi kaydıyla Yönetmeliğin 6/h hükmüne göre tamamı veya bir kısmına geçici abonelik verilir.” yazılı ve davalı da bu hükme dayanarak davacıyı abone yapmaktan imtina etmekte ise de davalı su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu niteliğindedir.Bu gibi kamu kurumları kendi Yönetmeliklerini de kendileri hazırlamaktadırlar.Tek taraflı olarak hazırlanan bu Yönetmelikteki az yukarıda açıklanan hükmün uygulanması, kamu kurumuna göre daha güçsüz durumda bulunan şahısların mağduriyetine neden olur. Davacı,dava dışı müteahhitin kaçak su borcundan dolayı sorumlu tutulamaz;davalı kurum da dava dışı müteahhitten olan bu alacağı nedeniyle davacı ile sözleşme yapmaktan imtina edemez.Su tekelini elinde bulunduran davalı,şantiye aboneliği ve kaçak su kullanımından doğan alacağı varsa onu her zaman akidinden isteyebilir. Davaya konu binanın inşaat ruhsatı alındığına ve dosyadaki belge ve bilgilere göre de inşaatın tamamlandığı,binada başka su,elektrik ve doğalgaz abonelikleri alındığının anlaşıldığına göre 3194 sayılı yasanın geçici 11. maddesine aykırı herhangi bir nedenin varlığından da söz edilemez.Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.