Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4803 E. 2011/14078 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4803
KARAR NO : 2011/14078
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alacağı karşılığında davalıdan aldığı senede dayanarak yaptığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ödünç verdiği 20.000 Tl karşılığında 1.11.2004 tanzim, 10.5.2006 vade tarihli senedi aldığını, davalının vadesinde borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi yaptığını davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takip konusu alcağın (25.513.43 TL) %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesini istemiştir. Davalı yetkiye ve borca itirazda bulunarak davanın reddine, %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Zamanaşımına uğramış olması nedeniyle altındaki imza açıkça ihbar olunmayan takibe konu senedin yazılı delil başlangıcı sayılarak, davacının iddialarını teyit eder mahiyetteki tanık beyanlarına itibar olunarak
2011/4803-14078
mahkemece, senette yazılı alacak miktarı üzerinde takibin devamına hükmolunmasında bir isabetsizlik yoksa da; borç ikrarı niteliğindeki senette yazılı vadenin kesin vade olması nedeniyle davalının senet bedelini vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece, gerektiğinde bilirkişi marifetiyle vade tarihinden itibaren tahakkuk eden faiz miktarının tespit edilerek nazara alınması gerekirken, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 890.00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 298.00 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.