Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4923 E. 2012/54 K. 13.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4923
KARAR NO : 2012/54
KARAR TARİHİ : 13.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … … ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı bankamatik kartı ve banka havalesi ile davalıya toplam 50.000 TL borç para gönderdiğini davalının borcunu ödemediği gibi girişilen icra takibinde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının daha önceden kendisinden aldığı borcunu ödediğini savunarak davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, ispat edilmeyen davanın reddine %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, bankamatik kartı ve banka havalesi ile davalıya toplam 50.000 TL borç para gönderdiğini, borcun ödenmemesi yaptığı icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle banka havalesi ve banka kayıtlarına dayanarak eldeki davayı açmış mahkemece, ispat edilmeyen davanın reddine karar 2011/4923-2012/54
verilmiştir. İ.İ.K.’nun 67/2 maddesi hükmünce itirazın iptali davası açan alacaklının davasını ispat edemediği için davasının reddedilmesi halinde ayrıca kötü niyet tazminatından da sorumlu tutulabilmesi için giriştiği icra takibinin haksızlığı yanında ayrıca kötü niyetli olduğun da sübut bulması gerekir. Toplanan delillerden davacının kötü niyetinin varlığı ispat olunamamıştır. Hal böyle olunca davacının kötü niyet tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Mahkemenin bu yönü gözetmemiş olması usul yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonundaki ( davalı lehine yapılan haksız takip nedeniyle %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine ( davalının %40 oranındaki kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.