Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5121 E. 2011/14740 K. 19.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5121
KARAR NO : 2011/14740
KARAR TARİHİ : 19.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 12.10.1994 tarihli harici gayrımenkul satış sözleşmesi ile taşınmazdaki hissesini 9.000.DM satın aldığını, zilyetliğinin de kendisine devredildiğini ancak tapudan resmi devrnin gerçekleştirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile harca esas dava değerini 15.000.00.TL olarak göstererek sözleşme tarihindeki alımı gücünün dava tarihindeki alım gücüne uyarlanarak bulunacak değerin Ya da ödenen 9.000.DM’ ın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 35.597.00.TL’ nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Her ne kadar mahkemece, davanın kabulü ile 35.597.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; Davacı, dava dilekçesinde harca esas dava değerini 15.000.00.TL olarak belirtmiş ve harcını da bu miktar üzerinden yatırdığı ve yargılama sırasında da davacının bilirkişi raporunda belirtilen miktar yönünden davasını ıslah 2011/5121-14740
Etmediği dosya kapsamı ile sabittir. Dava açılmasının sonuçlarından biri de, davacının dava açıldıktan sonra davasını genişletmesinin ve değiştirmesinin yasak olmasıdır. Usul hükümlerine göre davacı davalının rızası olmaksızın davasını genişletemez ve değiştiremez. Buna göre, davacı ancak davalının rızası veya ıslah yolu ile yargılamanın bitimine kadar davasını değiştirip genişletebilir. O halde mahkemece, talepten fazlaya hükmedilemeyeceği gözönünde bulundurularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 530,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.