YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5338
KARAR NO : 2011/14592
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalıların murisleri … , Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesinde 1958/1199 esas sayılı dosya ile açtığı ve daha sonra Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesine devredilen tapu iptali ve tescil davasını yürütmek üzere murisleri Av … vekil tayin ettiğini, vekalet veren … ‘ın vefatı üzerine davalı mirasçılarından alınan vekaletnamelerle davaya devam edildiğini, murisleri ile davalılardan … … ve … dışındaki diğer mirasçılar arasında 16/01/1971 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince taşınmazın değerinin %20’sinin vekalet ücreti olarak ödenmesinin karalaştırıldığını, davanın 28/03/1997 tarihinde reddedilmesi sonrasında temyiz harç ve masraflarının ödenmemesi nedeniyle muris Av…. ’in istifa etmek zorunda kaldığını, bilahare “davanın reddine” ilişkin kararın, mirasçılardan birinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtayca bozulduğunu ve söz konusu davanın davalılar yararına sonuçlandığını, murislerine ödenmesi gereken vekalet ücretinin ise ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, 6.12.2007 tarihli ıslah dilekçeleri ile talep miktarını 2.552.040,00 YTL’ye çıkarmışlardır.
2011/5338-14592
Davalılar, vekalet ilişkisinin avukatın istifası ile sona erdiğini, davacıların herhangi bir ücret talebinde bulunamayacaklarını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, taraflar arasında ücret uyuşmazlığının çıktığı 2003 yılı itibariyle dava konusu taşınmazın değeri olan 12.760.200 YTL’nin %20’sine isabet eden veaklet ücreti olan 2.552.040,00 Y TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davlılardan müteselsilen tahsili ile davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların avukat olan murislerine ait vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davada dayanılan 16.1.1971 tarihli ücret sözleşmesi ve 28.8.2006 tarihli bilirkişi raporu gereğince, avukatlık sözleşmesine konu olan taşınmazın ücret uyuşmazlığının çıktığı tarihteki değerinin %20’si üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin tahsiline karar verilmişse de, davacıların, murisleri Av. … ’e halefiyeten davalılardan talep edebilecekleri vekalet ücretinin tespiti için öncelikle uyuşmazlığa uygulanacak Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi zorunludur.
Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır. 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Somut olayda davada dayanılan avukatlık ücret sözleşmesi 16.1.1971 tarihli olduğundan, ücret uyuşmazlığının çözümünde, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümleri esas alınmalıdır. Bu noktada taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının, dolayısıyla davacıların murislerine halefiyeten sözleşmede belirtilen ücreti talep etmekte haklı olup olmadıklarının belirlenmesi 2011/5338-14592
Gereklidir. Nitekim, vekalet ücret sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de resen gözetilmesi gereken bir husustur.
Bu açıklamalardan sonra, yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, 16.1.1971 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının incelenmesine gelince;
1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 164. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, vekalet ücretinin belli ve muayyen olması gerekli olup, yine aynı kanunun 164. maddesinin 2. fıkrasına göre de, %25’i aşmamak üzere nispi bir ücretin vekalet ücreti olarak kararlaştırılması mümkün ise de, bunun geçerli olabilmesi, başarıya göre değişme koşulunu taşımasına bağlıdır. Başka bir ifade ile, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve %25’i aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Avukatın davayı kazanması durumunda belli bir ücret alacağı, kaybetmesi durumunda ise hiçbir ücrete hak kazanamayacağı, diğer bir deyişle avukatın ücret almasının, davayı kazanma koşuluna bağlı olacağı yolundaki sözleşmeler geçerli değildir. Yine aynı Kanunun 164. maddesinin 3. fıkrasına göre de, dava konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağına ilişkin sözleşmeler de, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde olduğundan geçersizdir. Dava konusu olayda, 16.1.1971 tarihli ücret sözleşmesinin “…gayrimenkulün kıymetinin %20’si ücreti vekalet ödenecektir.” şeklindeki ücrete ilişkin hükmü, az yukarda açıklanan yasanın öngördüğü “belli ve muayyen olma” ve “başarıya göre değişme” koşullarını taşımadığı için geçersizdir. Yine aynı sözleşmenin, “Dava aleyhte neticelendiği takdirde avukata hiçbir ücret ödenmeyecektir.” Şeklindeki hükmü de geçersiz olup, davacı geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti talep edemez. 1136 sayılı yasanın 4467 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya sözleşme mevcut olmakla birlikte geçerli olmadığı durumlarda, avukata ödenmesi gereken vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. O halde dava konusu olayda söz konusu ücret sözleşmesi geçerli olmadığına göre, davacıların murislerine halefiyeten talep edebilecekleri vekalet ücretinin, az yukarda değinilen Avukatlık Kanununun 2001 yılında yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesine göre belirlenmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, sözleşmenin geçerli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2011/5338-14592
SONUÇ:1.bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.