YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5548
KARAR NO : 2011/15880
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının tedavi için dava dışı hastaneye yattığında kendilerinden iki kalem medikal malzeme aldığını ancak bu malzemelere ilişkin 22.05.2006 tarihli 7.830.81.TL bedelli fatura bedelini ödememesi üzerine davalı aleyhine yaptıkları icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptali davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiş; birleşen davasında ise dava dışı hastanede yatarken hastane tarafından alınan medikal malzemelerden dolayı fatura bedelinin tahsili için icra takibinde bulunulmasına ve itirazın iptali davası açılmasına rağmen aynı olay ile ilgili olarak bu sefer 5.000.$’ lık senede istinaden aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile mükerrer icra takibinde bulunulduğunu ileri sürürek borçlu olmadığının tespiti ile vaki takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile … 26. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/9361 Sayılı takip dosyasında 5.937.00.TL yönünden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi yürütülerek takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine; Birleşen davada, davalı birleşen dava davacısı tarafından açılan davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının 2. bent, davalının 3. bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazı yönünden; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra – inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
3-Mahkemece, davacının 7.830.81.TL asıl alacak ve faizi ile birlikte tahsili yönünde yaptığı icra takibine davalının vaki itirazın iptali istemi ile ilgili olarak davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 5.937.00.TL yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi yürütülerek takibin devamına, karar verilmesi nedeniyle, reddedilen miktar yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücreti hususunda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK.’un 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacı – birleşen dava davalısı ile davalı birleşen dava davacısının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün asıl dava başlığı altındaki 3. bendinde yer alan “%40 İcra inkar tazminatı” cümlesinin hükümden çıkarılmasına ve hüküm fıkrasına 7. bent eklenerek yerine “Asıl alacak olan 5.937.00.TL’ nın %40′ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün asıl dava başlığı altında yer alan bölüme 8. bent eklenerek “Davalı …, bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap ve takdir olunan 550.00.TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı …’ a verilmesine” yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.