YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5599
KARAR NO : 2011/11448
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı malın bedelinin ödenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 23.10.2010 tarihinde babasının davalı şirketten 8.328,00 TL bedelli mobilya aldığını, 25.11.2010 günü mobilyaların verilen adrese teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediği gibi, 1 adet masa ve 2 adet sandalyenin getirilmediğini, gelen yatak odası konsül aynasının kırık olduğunu, koltuk takımının sipariş ettikleri ürün olmadığını, sehpa yerine kullanılan ürünün camının bulunmadığını ileri sürerek, toplam 4.414,00 TL tutarındaki mobilyaların iadesini istemiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmenin … ile yapılan alışverişe ilişkin olduğunu, davacının kendileriyle bir husumetinin bulunmadığını savunarak husumet nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ayıplı olduğu bildirilen malların ürünlerin davacının babası tarafından alınarak, faturanın da bu kişi adına düzenlendiği gerekçesiyle aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, babasının davalıdan satın aldığı mobilyaların ayıplı olduğu gerekçesiyle … bu davayı açmıştır. Her ne kadar davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi mevcut değil ise de davacı, sözleşmenin tarafı olan babasının mobilyaları kendisine düğün hediyesi olarak aldığını iddia etmiştir. Davacının bu iddiasının sabit olması halinde davacının davada taraf ehliyetinin, diğer bir deyişle hukuki yararının bulunduğu açıktır. Hal böyle olunca, mobilyaların davacının babası tarafından davacıya düğün hediyesi olarak alınıp alınmadığı hususunda tüm deliller toplanmalı ve sonucuna uygun şekilde karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek taraf ehliyeti bulunmadığından bahisle eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 13.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.