YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5722
KARAR NO : 2012/52
KARAR TARİHİ : 13.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ile vekili avukat … … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu taşınmazın vekili olan kardeşi tarafından 37.500 Euro bedelle satıldığı halde bedelin kendisine ödenmediğinden 37.500 Euronun satış tarihi 8.8.2006 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya borcu olmadığını, temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın 20.1.2011 tarihli celsedeki beyanına göre vekalet ücreti dışında kalan tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı tarafından, davacının vekili sıfatıyla davacıya ait taşınmaz 8.8.2006 tarihinde 35000.00 TL bedel göstermek suretiyle dava dışı … satip bedelini tahsil ettiği, satış akit tablosu ve dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususla mahkemeninde kabulündedir.
“BK 390 maddesi gereğince vekil müvekkile karşı vekaleti iyi bir suretle ifa ile mükellef olup, gerekli” özeni göstererek müvekkilini zarara uğratmamakla yükümlüdür. BK 392 maddesi gereği vekil müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye de mecburdur. Bu yasal düzenleme gereği vekil taşınmazın raiç bedel üzerinden satmalıdır. Aksi halde sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacıya ait taşınmazın satış tarihi itibariyle raiç değeri mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tesbit edilerek, davalı vekilin özen borcunu yerine getirip getirmediği değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davacı lehine bozulmasına (3) nolu bentte açıklanan nedenler davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.