Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5970 E. 2011/14293 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5970
KARAR NO : 2011/14293
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının dava dışı bankadan kullandığı kredi borcunun kefili olduğunu, davalının bu borcu ödememesi sonucu haciz baskısı altında kendisinin bankaya ödemek zorunda kaldığını, ödediği paranın tahsili için davalıya karşı icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı … ’ın kredi çekmek istediğini ancak bankanın ne … ’a ne de davacıya kredi vermeye yanaşmadığını bunun üzerine davacının özel girişimiyle kredinin kendisi adına çekildiğini ve dava dışı … aracılığı ile … ’a ödendiğini, aslında davacının da kendisinin de çekilen kredinin kefilleri olduklarını, bu konuda davacının ceza dosyasında kabulünün bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalının ve dava dışı … ile …’in dava dışı bankadan krediyi birlikte çektikleri ve çekilen krediden de müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarının gerektiği gerekçe gösterilmek suretiyle davacının fazladan ödediği 5.186.36 TL üzerinden itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Bir örneği dosya içerisinde bulunan ve dava dışı banka ile imzalanan 6.3.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin incelenmesinden borçlunun davalı …, kefillerinin ise davacı … ve dava dışı …, ile …’in olduğu borcun zamanında ödenmemesi üzerine dava dışı bankanın asıl borçlu ve kefillere karşı Safranbolu İcra Müdürlüğünün 2008/838 esas sayılı dosyası ile takip başlattığı neticede borcun asıl borçlu ve kefiller tarafından belli oranlardan ödendiği ve borcun kapatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, her ne kadar bu davasında borcun tamamının asıl borçlu olan davalıya ait olduğundan bahisle talepte bulunmuş ise de, Eflani asliye Ceza Mahkemesinin 2008/3 esas sayılı dava dosyasının 21.02.2008 tarihli oturumunda tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde dava dışı …’a yardım etmek üzere kendisi, davalı, dava dışı … ve …’in bir araya geldiklerini ve … Bankasına kredi için başvurduklarını, davalı … dışında bankanın diğer başvuruları kabul etmediğini bunun üzerine kredinin … adına çekildiğini ve dava dışı şahsa ödendiğini beyan etmiştir. Bu beyan kendisini bağlar. Hal böyle olunca davacının da, davalının da anılan borcun kefili olduğu kabul edilmeli ve açılan … bu davanın da kefilin kefile rücuu davası olduğu nazara alınmak suretiyle davacının bu borç nedeniyle ödediği paradan davalının aynı borç nedeniyle dava dışı bankaya ödediği miktar mahsup edilmeli, aradaki farkın ¼ ‘ü oranındaki borçtan davalı sorumlu tutulmalıdır. Bu yönlerin gözardı edilerek tarafların müşterek borçlu oldukları gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.