Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6076 E. 2011/13962 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6076
KARAR NO : 2011/13962
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, vergi mükellefi davalı şirketinin … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nden alacağı olan Eğitim Öğretim ve Rehabilitasyon hizmet ücretinin 6183 SY hükümlerine göre tahsili amacıyla vergi dairesi müdürlüğünce SGK Müdürlüğüne ödeme emri gönderildiğini, SGK İl Müdürlüğü tarafından bu ödeme emirlerinin iptali konusunda İdare Mahkemelerinde açmış olduğu davaların reddine karar verilmesi üzerine SGK İl Müdürlüğünden davalı eğitim kurumunun alacağı tahsil edilerek davalı şirket hesabına aktarıldığını,İdare Mahkemesinin kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine SGK İl Müdürlüğü’nce kendilerinden tahsil edilen meblağın iadesinin talep edildiğini, bu talep üzerine davalı şirketten almış oldukları bedelin SGK İl Müdürlüğüne aktarılmak üzere vergi dairesi veznesine yatılmasının istendiğini ileri sürerek, SGK İl Müdürlüğü hesabına aktarılan 31.140,95 TL nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilerek, asıl ve birleştirilen davadaki talepler asıl ve birleştirilen dava ayrımı yapılmadan toplanarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK.nun 388/son maddesi 2011/6076-13962
gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalarda ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalı şirketin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı şirketin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı Kurdet Yalçın’a iadesine, 5.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.