Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6208 E. 2011/14301 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6208
KARAR NO : 2011/14301
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan 28.08.2000 tarihli harici arazi satış sözleşmesi ile taşınmaz satın aldığını ve satış bedeli olarak 35000 TL ödediğini, taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda dava dışı kişiler adına tespit edildiğini, davalıların kadastro tespitine itiraz etmedikleri gibi halen taşınmaz hakkında kadastro mahkemesindeki davanın derdest olduğunu,davalıların maliki olmadığı taşınmazı satmaları sonucunda sebebsiz zenginleştiklerini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 127.500 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya konu taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde dava açıldığını,davacının açılan davaya müdahil olması veya davalar açması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,satış sözleşmesine konu taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde açılan davaya davacının müdahil olmadığı, davanın halen derdest olduğu, henüz hak kaybının oluşmadığı,davacının derdest davaya müdahil olarak katılarak dava konu su yeri üzerine yazdırma imkanı bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılar arasındaki satış sözleşmesine konu taşınmazın 19 parsel nosu ile dava dışı … , … , … ,… ,… adlı kişiler adına tespit gördüğünü 2011/6208-14301
ancak kadastro tespitine itiraz nedeniyle kadastro Mahkemesine açılan davanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalılarında taşınmazın dava dışı kişiler adına tespit gördüğü bilgisi bulunmaktadır. Kadastro Mahkemelerinde resen araştırma ilkesi geçerli olduğuna göre mahkemece Kadastro Mahkemesindeki davanın sonucu beklenerek, taşınmazın 3.kişi adına tescil tarihi kesinleştiğinde davalıların zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu olacakları kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.