Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6632 E. 2011/17800 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6632
KARAR NO : 2011/17800
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan … vekili olarak davalı … aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının tahsili istemi ile Pazarcık İlçesinde açtıkları davayı kazandıklarını, bu davada da lehine vekalet ücrtei tahsiline karar verildiğini, alacakların tahsili amacıyla davalı … aleyhine …’ da icra takibi başlattığını ancak davalı …’ nın davalı … ile haricen anlaşması üzerine davalı …’ nın kendisini haksız olarak azlettiğini ve vekalet ücretini ödemediğini, davalı … ile yaptıkları avukatlık ücret sözleşmesine göre doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin … mahkemeleri olarak belirlendiğini, her iki tarafın haricen anlaşması üzerine davalı …’ nın haksız olarak kendisini azletmesinden dolayı mahkemece hüküm altına alınan vekalet ücreti, icra vekalet ücreti ve nisbi vekalet ücreti olarak şimdilik 10.000.00.TL ve yargılama, konaklama giderleri için şimdilik 100.00.TL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Zekeriyya, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
Davalı … ise süresinde yetki ilk itirazında bulunarak öncelikle yetkisizlik nedeniyle, olmadığı takdirde esastan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, HUMK.’ nun 9. maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, istek 2011/6632-17800
halinde dosyanın Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca BK.’ nun 73.maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlar kurulmadıkça para borcu alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda az yukarıda anılan HUMK.’ nun 22. maddesi gereğince davalı … ile davacı arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesine göre … mahkemeleri yetkili mahkeme olarak belirlendiği için davanın açıldığı … Mahkemesi bu davaya bakmaya yetkilidir. Öte yandan, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalı … ile yapılan yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.