Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6673 E. 2011/17813 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6673
KARAR NO : 2011/17813
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya satın almak istediği konutu gösterdiklerini ve 22.02.2009 tarihinde sözleşme imzaladıklarını ancak sonradan bu konutun 02.04.2009 tarihinde tapudan davalının eşi tarafından satın alınmasına rağmen komisyon ücretinin ödenmediğini, 14.372.00.TL’ nın tahsili için icra takibinde bulunduğunu ancak davalının itiraz ettiğini, aralarında imzaladıkları sözleşmede taşınmazın satın alınması halinde sözleşmede yazılı satış bedelinin %3 + KDV ödenmek zorunda olduğunu ve bu bedelin 7.186.00.TL’ ya denk geldiğini belirterek haksız itirazın 7.186.00.TL yönünden iptali ile, % 40 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasında 22.02.2009 tarihli alış / kiralama için temsil yetkisi sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede alıcının gördüğü gayrimenkulleri sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde şahsı, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları satın alması halinde satış bedeli üzerinden %3 komisyon + KDV komisyon bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tellalın sözleşmede yazılı taşınmazı göstermesinden sonra davalının eşi tarafından bağımsız bölümün satın alındığı ihtilafsızdır. Davacının dayandığı davalı ile yapılan 22.02.2009 tarihli sözleşmede, aracılık hizmetine konu taşınmazın davalı dışında hangi şahıslar tarafından alınması halinde davacının komisyon ücretine hak kazanacağı tahdidi olarak belirlenmiş olup, eş ibaresinin yeralmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede her ne kadar davalının kan ve sıhri hısımları tabirine yer verilmiş ise de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 18. maddesinde “Eşlerden biri ile 2011/6673-17813
diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.” denilmek suretiyle sıhri(kayın) hısımlığın tanımı yapılmış, bu tanımlama çerçevesinde eşleri birbirine karşı sıhri hısım olarak nitelendirmek mümkün değildir. Bu itibarla taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre komisyon ücretinden davalı sorumlu tutulamaz. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken sözleşmenin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre bu aşamada davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.