Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6735 E. 2011/9067 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6735
KARAR NO : 2011/9067
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların belediyeye ait temizlik işinin yükleniciliğini yaptıklarını, yüklenici davalıların çalıştırdıkları işçilerin işçilik haklarından sorumlu olduklarını, davalıların çalıştırdığı işçi dava dışı …, isimli şahsın belediye aleyhine açtığı davada verilen karar uyarınca bu şahsa kıdem tazminatı olarak 7.781,76 TL ödediklerini bu miktardan davalı alt işverenlerin sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 7.781,76 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar … İnş. … Ltd.Şti., … ve … İmar İnş. … A.Ş., davanın reddini dilemiş, davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 1.004,63TL’nin davalılar … ve … İmar İnş. … A.Ş.’den müteselsilen, 2.503,34TL’nin davalılar … İnş. … Ltd.Şti. ve … İmar İnş. … A.Ş.’den müteselsilen, 3.516,20 TL’nin davalı … İmar İnş. … A.Ş.’den tahsiline, davalı … hakkındaki davanın HUMK.nun 409/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar … İnş. … Ltd.Şti. ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, belediyeye ait temizlik işinin davalılarca üstlenildiğini, ihale şartnamesine göre, çalıştırdıkları işçilerin … hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ile ilgili tazminatlarından sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, dava dışı işçinin eksik ödenen kıdem farkı alacağının tahsili için açtığı dava sonunda hesaplanan tazminatın … bu eldeki davanın tarafı olan davacıdan tahsiline karar verildiği ve icra takibi sonunda da, davacı … tarafından ödendiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Bu cümleden olarak, davacı ile davalılar arasında düzenlenen ve birbirine benzeyen sözleşmelerin “Mali Hükümler” ve “İşçi Ücretleri” başlığını taşıyan hükümlerinde; “Yüklenici sözleşme tarihi öncesi çalışmalarından dolayı mahkeme kararları ve benzeri durumlardan doğacak Belediye ile ilgili işçi alacaklarından sorumlu olmayacaktır.” ve yine “Her türlü vergi, harç, resim ve işçilerin SSK primleri, SSK mevzuatından doğan alacakları yükleniciye aittir.” şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. Sözleşmelerin diğer, yapılacak hizmetler, işçi ve araç sayısı, cezai hükümler, personel kılık kıyafet ve mesai saatleri, belediyenin temizlik uygulaması, denetim esasları, fiyat farkları, başlıklı hükümleri incelendiğinde, davacı belediyenin çalıştırılacak işçiler ile ilgili işe başlama, çalışma koşulları, denetleme, mali haklarının ödenmesi ve hatta … sözleşmelerinin sonlandırılması ile ilgili denetim ve kontrolün tamamen elinde bulundurduğu, davalı yüklenicinin işçilere yapacağı mali hakları asgari ücretli işçi analizi raporuna göre ödemesinin belirlendiği görülmektedir. Yine, aynı sözleşmeden kaynaklanan ve işçilerin … mahkemesinde açtığı benzeri davalarda, belediye ile yükleniciler arasında sözleşmelerin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmayıp muvazaa olduğu sonucuna varılmış ve benzeri kararlar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde işçilere işçilik hakları ile ilgili SSK mevzuatından doğan hakları ve fiili çalışmaları ile ilgili ödemelerin nasıl yapılacağı düzenlendiği halde, işçilerin … akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.
Tüm bu açıklamalardan sonra; tacir olan davalıların çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı Belediyenin de asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, davalıların bu ilkeler çerçevesinde sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacı vekili, karar tarihinden sonra verdiği 7.4.2011 tarihli dilekçe ile davalı … aleyhine açtığı davasından feragat ettiğini bildirdiğinden feragat dilekçesi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalılar … İnş. … Ltd.Şti. ve …’in ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 50,60 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, peşin alınan 95,00 TL temyiz harcının istek halinde …’e iadesine, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.