Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6782 E. 2011/9736 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6782
KARAR NO : 2011/9736
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; …, … ilçesi, …beldesinde bulunan kamp yeri olarak tahsisli Clup … adlı turizm işletmesinin 3 yıl süre ile müştereken işletilmesi hususunda 16/01/2002 tarihinde davalılar ile adi işletme ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile şirket olarak bir takım yükümlülükler üstlendiklerini, şirket olarak üzerlerine düşeni yerine getirdiklerini, yatırım yaptıklarını, ancak hiçbir sorun yokken davalı tarafın 25/12/2002 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki 3 yıl süreli sözleşmeyi feshettiğini, işletmeye 434.301 USD yatırım yaptıklarını ve bu durumu karşılıklı imzalı tutanakla tespit ettiklerini, aralarındaki sözleşme gereğince işletmenin müştereken işletildiği 2002 turizm sezonu sonunda 254.540,38 USD kar payı alacakları bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin “h” bendine göre işletme ortaklığı süresinin bitiminden önce herhangi bir nedenle işletme ortaklığını sürdürmek olanaksız hale gelirse davalıların geriye kalan süre için kendilerine uğradıkları kar mahrumiyetini ve yaptığı yatırım vs. tüm harcama bedelini ödeyeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerini belirterek, fazlaya dair hakları saklı tutulmak üzere; 2002 turizm sezonu sonucu elde edilen kar payından davacı şirkete ödenmesi gereken kar payına mahsuben 5.000 TL ile sözleşmenin davalılar tarafından feshi sonucu 2003 ve 2004 turizm sezonlarında sözleşmeye konu tesisin müştereken işletilmemesi sonucu davacı şirketin yoksun kaldığı kar mahrumiyetine mahsuben 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL nin 25/12/2002 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı eldeki dava dosyası ile birleştirilen 2004/433 -481 E.K sayılı dava dosyasında ise; 2002 turizm sezonu sonucu elde edilen kar payına karşılık 100.000. TL’nin, yoksun kaldığı kar mahkumiyetine mahsuben ise 100.000. TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … ; Sözleşmenin davalı şirketi temsilen imzalandığını, bu nedenle gerçek kişiler hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, esas yönünden ise davacının sadece yatırım yapmak değil aynı zamanda müşteri temini ile de sorumlu olduğunu, pazarlama nedeni ile elinde bulunan paraları vermediği elinde tuttuğu için sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği için sözleşmenin fesh edildiğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı …Turizm A.Ş; Davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Davanın ve birleşen davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; Davalılar ile yapılan sözleşme uyarınca ortak işletilecek Clup … adlı turizm işletmesine sözleşmeye güvenerek yatırım yaptığını ancak sözleşmenin haksız yere feshedildiğini belirterek, tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar … ve … ise davanın şirketi temsilen imzalandığını belirterek husumet nedeniyle ve sözleşmenin haklı nedenler ile feshedildiğini de ileri sürerek davanın esastan reddini dilemişlerdir.
Taraflar arasında tanzim edilen 16.01.2002 tarihli sözleşme örneğine göre ; Sözleşmenin Davacı şirket ile, kendi adlarına asaleten, Davalı şirketi ise temsilen davalılar … ve … arasında imzalandığı, buna göre, … … ilçesi …beldesi Cumayeri mevkiinde bulunan 457 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kamp yeri olarak tahsisli Clup … adlı turizm işletmesinin 3 yıl süre ile müştereken işletilmesi hususunda adi işletme ortaklığı sözleşmesi yapıldığı, yapılacak yatırım miktarına göre, artan oranlarda davacının alacağı kar payının ayrıntılı olarak düzenlendiği, sözleşmenin h bendine göre işletme ortaklığı süresinin bitiminden önce herhangi bir nedenle işletme ortaklığını sürdürmek olanaksız hale gelirse …-A turizm Yatırımları ve Tic. A.Ş. ile … ve … ile …-A şirketinin geriye kalan süre için … Turizm Seyahat ve Tic. Ltd. Şti’ne uğradığı kar mahrumiyetini ve yaptığı yatırım vs. tüm harcama bedelini ödeyeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerinin belirtildiği, Davalılar … ve … tarafından keşide edilen 25/12/2002 tarihli ihtarname ile de ; anılan sözleşmenin “sözleşmeye aykırı davranıldığı, Davacı şirketin borç altına girmeyip, çalışanı olan yetkisiz bir kişiye çek karnesi aldırarak bu çekleri de cirolamadan 3.şahıslara verdiği, güven duygusunun zedelendiği” gerekçesiyle feshettiklerini bildirdikleri anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki Uyuşmazlık, anılan sözleşme hükümleri gereğince davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerek Ticaret Sicil Memurluğu tarafından gönderilen belge içeriklerine göre gerekse dosya içerisinde mevcut 26.03.2007 tarihli Bilirkişi Raporu içeriğine göre; Davalı …’in şirket hissedarı oldukları, 1999 yılında yapılan genel kurul ile de davalı …, … … ve…in Yön.Kr.Üyeliğine seçildiği belirtilmiş ise de, genel kurul tutanağında kimlerin şirketi temsile yetkili oldukları hususunun belirtilmemiş olduğu, T.C Ticaret Sicil Gazetesinin 30.03.2000 tarihli nüshasında şirketin temsil ve ilzamında A grubu hisse sahibi olan ortağın imzasının zorunlu olduğu, A grubu hisse sahibi tek kişinin ise şirket ortağı … … olduğu, hal böyle olunca dava dışı … …’ın onayı olmaksızın yapılan dava konusu sözleşmelerin şirketi temsilen yapılmış sayılamayacağı, kaldı ki, davalı …Turizm A.Ş’nin genel kurul tutanaklarında da, bu sözleşmenin benimsendiğine dair bir karar bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davalılar … ve … tarafından diğer davalı …Turizm A.Ş’ni temsilen imzalanan 16.01.2002 tarihli sözleşme gereğince, davalı …Turizm A.Ş’nin sorumlu olmayıp, sözleşmeyi kendi adlarına asaleten imzalayan … ve …’in sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle, belirlenen bu ilke çerçevesinde, davalı …A.Ş hakkındaki davanın reddi ile yapılacak araştırma neticesi davalı gerçek kişilerin sorumlu oldukları miktarın tespiti gerekirken, yazılı şekilde davanın tamamen reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenler ile davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.