Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7485 E. 2012/8388 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7485
KARAR NO : 2012/8388
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat Muharrem Tekalman’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … sektöründe ulusal ve uluslararası alanda yeterliğe sahip bir firma olduğunu, SGK ile hastane düzeyinde 2007 yılında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin her yıl yenilenerek devam ettiğini, 2009 yılı başında sözleşme süresinin yenilendiğini belirterek, asıl davada, SGK tarafından aleyhine, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı ve hasta veya yakınının onayı alınmadan herhangi bir gerekçe ile kurulca belirlenen ücretin %30’undan fazla ilave ücret talep edildiği veya yapılan tedavi için muayene ücretinden %30 fazla para alındığı, miadı geçmiş malzeme kullanıldığı, davalı tarafından kabul edilen hekim dışında, başkaca hekimlerin muayene yapması ve bu muayenenin davalıya fatura edilmesi gerekçeleri ile haksız olarak toplam 469.780,35TL para cezası tahakkuk ettirildiği belirterek, tahakkuk ettirilen cezalar nedeniyle davalıya toplam 469.780,35TL borçlu olmadığının tespitini, istirdat edilen bedelin reeskont faizi ile tahsilini; birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/227E. Sayılı dosyasında, davalı kurumun 7.1.2009 tarihli sözleşmenin 6.3.2. Maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiğini ancak sözleşme gereği son bir yıl içinde tebliğ edilmiş ceza sayısının bir taneden ibaret olup, bu cezaya ilişkin yargılamanın da devam ettiğini, fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine dair kurum uygulamasıyla meydana gelen muarazanın giderilmesine karar verilmesini; birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/379E. sayılı dosyasında, davalı kurumun firma aleyhine sözleşme hükümleri esas gösterilmek üzere ayrı ayrı cezai işlemler ile 130.000.00TL, 749.341.05TL, 200.000.00TL olmak üzere toplam 1.079.341.05TL para cezası tahakkuk ettirildiğini, para cezalarının içeriğinde sözleşme koşullarına riayet etmediği, aykırı davrandığının gerekçe olarak gösterildiğini, oysa müvekkilinin sözleşme koşullarına aykırı eylem
2011/7485-2012/8388
ve davranışının bulunmadığını, para cezalarının haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kuruma toplam 1.079.341,05TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/227 E. Sayılı dosyası ile açtığı muarazanın men’i davasının kabulüne; davacı tarafa davalı idare tarafından uygulanan para cezalarının iptaline ilişkin davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça, hasta veya yakınının onayı alınmadan kurulca belirlenen ücretin %30’undan fazla ilave ücret talep edildiği hususunun doğru olmadığı, firmanın … hizmetleri yanında otopark, otelcilik, servis ve personel hizmetleri gibi ekstra ve davalı ile akdedilen sözleşme kapsamı dışında kalan bir çok hizmetler verdiğini, tedavi amaçlı gelen tüm hastalarına bu hizmetlerle ilgili açıklamada bulunduğunu, bu hususun sözleşmeye aykırı olmadığını ve bahsi geçen hizmetlerin bedelinin davalıya yansıtılmadığını; miadı geçmiş malzeme kullanılmadığını, davalının miadı geçmiş olduğunu iddia ettiği malzemelerin tamamen bir barkodlama hatasından ortaya çıktığını; sözleşme kapsamında doktor düzeyinde çalışma yapacak ekibin bildiriminin yapılması kuralının benimsendiğini, bu çerçevede davalıya görev yapan doktorların bildirildiğini savunmuştur. Öyle olunca, mahkemece, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle davacı şirket kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle davacının iddialarını da karşılayacak ve değerlendirme yapılmak suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanziminin sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.