Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7813 E. 2011/15526 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7813
KARAR NO : 2011/15526
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmazın satın alınması için harici sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca çekler verdiğini, daha sonra sözleşmenin karşılıklı feshedildiği halde davalının çekleri iade etmeyip takibe geçtiğini,üstelik keşide yerinin sonradan doldurulduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sözleşmeden dönüldüğünü yeni öğrendiğini, bu yönü ile menfi tesbit talebini kabul ettiğini, takibin iptali talebi için icra mahkemesi de aynı kararı verdiğinden yeniden karar tesis edilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece menfi tesbit davasının kabulüne, takibin iptali talebi için yeniden karar tesisine yer olmadığına, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı taraf iptal edilen sözleşme nedeniyle verilen çeklerin takibe konulduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini ayrıca takibin iptal edilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildiği halde bu sözleşme uyarınca verilen çekler davalı tarafından takibe konulmuş, davacının açtığı şikayet davası
2011/7813-15526
ile takibin iptaline karar verilmiş ancak icra dosyasındaki yargılama süreci bozma geçirmesi sonucu 18.3.2010 tarihinde takibin iptaline karar verilmiş, kesinleştiğine ilişkin dosyada bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda dava açılmasına sebep olan davalı, davacının menfi tesbit talebini süresinde cevap dilekçesi ile kabul ettiğine göre davalı aleyhine ücreti vekalet takdir edilirken AAÜT’de belirtilen ücreti vekaletin yarısına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. (AAÜT/6.madde)
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının 4.bendinde yazılı 2.990,03 TL vekalet ücretinin silinerek yerine “1.495,01 TL ücreti vekalet “ yazılarak kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 775.60 TL harcın davacıya iadesine ve yine peşin alınan 18.40 TL harcın davalıya iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.