Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8101 E. 2011/19649 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8101
KARAR NO : 2011/19649
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 174 parselde bulunan binanın 13 numaralı dairesinin davalı tarafından 21.11.2003 tarihinde düzenlenen sözleşme ile kendisine satışının vaad edildiğini, aradan geçen zamana rağmen dairenin tapusunun kendisine verilmediğini, binanın projeye aykırı olarak yapılması nedeniyle tapunun verilmesininde mümkün bulunmadığını ileri sürerek dairenin dava tarihindeki değeri olan 150.000 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, 1 ay içinde tapunun verileceği hususunun doğru olmadığını, satış tarihinden bu yana davacının tasarrufunda olduğunu, davacının elde ettiği kira gelirinin mahsubunun gerektiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin faiziyle tahsilinin istenebileceğini savunmuştur.
Mahkemece, dairenin dava tarihindeki raiç değeri olan 130.000 TL’den davacının elde ettiği kira geliri düşülerek, taşınmazın davalıya iadesi koşulu ile 105.860,55 TL’nın davalıya iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tapuya kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan binanın 13 numaralı dairesinin 2.11.2003 tarihli düzenleme şeklinde 2011/8101-19649
yapılan satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satışının vaad edildiği ve bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği taraflar arasında ihtilafsız olup, davacı bu nedenle dairenin dava tarihindeki raiç değerini isteme hakkına sahiptir. Esasen dairenin raiç değerinin tahsiline ilişkin hükmü temyiz etmeyen davalıda bu hususu benimsemiş bulunmaktadır. Davalının, davaya ve hükme konu dairenin bedelini davacıya iade etmeden kira geliri nedeniyle hak iddia etmesi olanağı yoktur. Bu itibarla dairenin raiç bedelinden kira gelirinin mahsup edilebileceği kabul edilemez. Mahkemece, belirlenen raiç bedelden herhangi bir şekilde kira geliri düşülmeden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.