Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8436 E. 2011/19657 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8436
KARAR NO : 2011/19657
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıya müstahsil makbuzu ile teslim ettiği mısırlara ait bedeli ödemeyen davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davacıya borcunun bulunmadığını, takibe dayanak belgelerin sunulmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tanık beyanları ile davanın ispat edildiği, müstahsil makbuzunun da davacıyı doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalıya sattığı mısır bedelinin ödenmediğinden bahisle eldeki davayı açmış ve iddiasına dayanak olarak da 26.12.2008 tarihli müstahsil makbuzunu dosyaya sunmuştur. Davacı tarafından sunulan müstahsil makbuzunun üzerinde “nakden parası tahsil olunmuştur.” İbaresini taşıyan kaşe bulunmaktadır. Bu kaşe, davacı tarafından davalıya verilen mısırların bedelinin ödendiğini gösterir nitelikte olup, bu itibarla davacının mısır bedelini tahsil ettiğinin kabulü gerekir. Öte yandan davalıca davacıya teklif edilen yemini davacı eda etmiş ise de, bedenin ödendiğini müstahsil makbuzu ile belirlendiğinden, davada ispat yükü davacıda olup, ispat yükü üzerinde bulunmayan davalının teklif ettiği yeminin hukuki değeri bulunmadığından kabul ve eda edilen yemine de itibar edilmesi olanaklı değildir. Kaldı ki, müddeabihin 2011/8436-19657
değeri ve davalının açık muvafakatinin bulunmaması nedeniyle olayda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının karara esas alınması olanığı da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının iddiasını ispat ettiğinde söz edilemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin delilinle de dayanmış olduğundan, davacıya iddiasını ispat zımnında davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.