Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8633 E. 2011/17626 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8633
KARAR NO : 2011/17626
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı banka tarafından gönderilen 19.04.2010 tarihli ihtarname ile 4155 6501 1665 3822 numaralı kredi kartı ile birikmiş 25,589.00.-TL. borcunu ödemesi, ödememesi halinde … 14.İcra Müdürlüğünün 2005/5317 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin devam edileceğinin bildirildiğini, böyle bir kredi kartı almadığı gibi kullanmadığını, kimliği kullanılarak bir sahtecilik yapıldığının tahmin edildiğini, bu konuda Eyüp C. Başsavcılığının 2009/30132 dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, davalının haksız ve kötü niyetli takibi ile prestij kaybettiğini, borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında kaldığını belirterek … 14.İcra Müdürlüğünün 2005/5317 Esas sayılı icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip miktarının % 40 ndan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Banka tahsil imkanı düşük olan dosyalara mektup gönderme kampanyası gereği davacıya 12.08.2009 tarihinde mektup gönderildiğini, bu mektubun … yoğunluğu nedeniyle sehven davacıya gönderilmiş olduğunu, davacının itirazı üzerine yapılan araştırmada davacının kredi talebinde bulunmadığının anlaşıldığını, sahte işlem kaydı üzerine kredinin kapatıldığını ve Merkez Bankası ve Kredi Kayıt Bürosu nezdinde gerekli bildirimlerin ve düzeltmelerin yapıldığını, bu sahte işlem nedeniyle bankanın da mağdur olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, dava açılmadan önce gerekli düzeltmelerin yapıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
2011/8633-17626
Mahkemece, Davanın Reddine, İki taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalı banka tarafından kendisine gönderilen ihtarname ile kredi kartı borcunun ödenmesinin istendiğini, aksi halde icra takibine devam edileceğinin bildirildiğini oysa davalı bankaya ait bir kredi kartı bulunmadığını belirterek, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı banka ise; davacıya sehven mektup gönderildiğini, davacının bankaya bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı banka tarafından, gerekli düzeltmelerin yapıldığı, merkez bankasına gerekli bildirimlerin yapıldığı, davacının buna rağmen dava açtığı belirtilerek davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadığı ileri sürülmüş ise de; dosya içerisine sunulan belgeler dikkate alındığında, davacıya gerekli düzeltmelerin yapıldığına dair bir bildirimin veya ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olduğu, hal böyle olunca davalının, davanın açılmasına kendi kusuru ile neden olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece 24.11.2010 tarihli celsede verilen ara karar gereğince, davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeni ile davanın Reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; davalının bilirkişi incelemesine gerek bırakmayacak nitelikteki, “davacının kendilerine borçlu olmadığına dair cevap dilekçesi” nazara alındığında, mahkemece anılan ara karardan dönülerek mevcut delil durumuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup BOZMA nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.