Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9262 E. 2011/16062 K. 04.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9262
KARAR NO : 2011/16062
KARAR TARİHİ : 04.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı bankadan kredi kartı aldığını, diğer davalı …’dan hatır çeki aldığını, bu çekten dolayı borcunu ödemek üzere kredi kartını davalı …’ya verdiğini, Atilla’nın kendisinin yanında 3.000 TL çektiğini aynı anda kendisine farkettirmeden 3.000 TL daha çektiğini, ikinci defa çekilen miktarın rızası dışında olduğunu, davalı banka ile görüştüğünü bankanın kart hamilinin Sorumlu olduğunu kendisine söylediğini, davalı …’nın kendisine 6.500 TL ödeyeceğini söylediğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını söyleyerek faizi ile birlikte ödediği 53.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … cevap vermemiş, diğer davalı banka ise zararın kendileri ile herhangi bir ilgilerinin olmadığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı banka hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı … hakkında ise davacının genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup, bu karar taraflarca temyiz edilemeyerek 02.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. HUMK 193 maddesi gereği davacı tarafın kararın kesinleşme tarihinden itibaren 10 gün içinde görevli
2011/9262-16062
mahkemeye başvurması gerekir. Bu süre hak düşürücü olup kesindir. Uzatılması mümkün değildir. Mahkemece resen gözetilir. Davacı 10 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.09.2011 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunmuştur. Bu durumda davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre; davacı ile davalı banka arasında kredi kartı sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi görevi içinde kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davacının bu davalı hakkında açtığı davada Tüketici Mahkemesi sıfatı ile esasa ilişkin karar verilmiştir. Davalı … Dürü hakkında açılan davada ise 28.03.2011 tarihli celsede davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmiş ancak bu davalıya yönelik olarak davaya bakmak genel mahkemenin görevi içinde kaldığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davacının açılmış bir davası mevcut olduğu halde genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Yukarıda bir nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün bozulmasına (2) nolu bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 18,40 TL peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.