YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9301
KARAR NO : 2012/7201
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … ve …Belediye Başkanı…ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin sorumluluk alanında kalan… Şehiriçi demiryolu klm 353 + 101’de bulunan hemzemin geçide otomatik koruma tesisi kurduğunu,54.884,47 TL kurulum bedelinin ödenmediğini belirterek 54.884,47 TL alacağın 14,06.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığı 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da Yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz. Davalının 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur.
Davacı … ise, 28.10.1984 tarihli 18559 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü gereğince, ve 233 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 3. bendi ile kararnamenin ekindeki listeye göre, TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü, Ulaştırma 2011/9301 2012/7201
Bakanlığı’na bağlı bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesinde de, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tâbi, ancak genel muhasebe kanunu ile devlet ihale kanunu hükümlerine ve sayıştayın denetimine tabi değildir. Ana statüsünün 3. maddesinin 2. ve 3. bentlerinde, kuruluşun kanun hükmünde kararnamenin ana statü hükümleri saklı kalmak üzere, özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu, genel muhasebe kanunu, devlet ihale kanunu hükümlerine ve sayıştayın denetimine tâbi olmadığı belirtilmiştir. 5018 sayılı kanuna ekli genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerini gösteren (1) sayılı cetvelde de TCDD Genel Müdürlüğü gösterilmemiştir. O halde, davacı …’nin, 3533 sayılı Yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığı sonucuna varılmaktadır. Öyle olunca, TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü mecburi hakem yargılamasına da tâbi değildir.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde de hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli değildir. Davaya bakmak, genel mahkemelerin görevi içinde kalır. Kural olarak, 3533 sayılı yasaya göre verilen kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz, ancak kararı veren hakeme itiraz edilebilir ise de, görev kamu düzenine ilişkin olup, bu konuda kazanılmış hakda olmaz yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle, Dairemizce sehven verilen bozma kararına uyularak verilen görevsizlik kararı gereğince, davaya hakem sıfatıyla bakılması da sonuca etkili değildir. Hakemin, görevini aşarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, bu aşamada davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 no.lu bentte gösterilen nedenlerle davalının temyiz itirazının incelenmesine gerek olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.