YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9381
KARAR NO : 2011/16792
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, bağımsız bölüm maliki olduğunu, su abonesi olmak için davalıya başvurduğunu, ancak müteahhidin borcu nedeniyle talebinin reddedildiğini bildirerek abonelik sözleşmesi yapılması yönünde karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu binaya ait inşaat hesabı bulunduğunu ve hesap kesim işleminin halen yapılmadığını, iskan ruhsatı ve statik rapor olmadığından davacının abonelik işleminin yapılamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iskan ruhsatı alınması için herhangi bir başvurusunun bulunmadığı bu nedenle geçici maddeden yararlanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu binanın iskân izninin alınmadığı dosya içeriği ile sabittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. maddeleri hükmüne göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün değildir. Ne var ki; davadan önce 26.7.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25.maddesinde 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Ek Geçici 11. madde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kanalizasyon kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara yol, su, elektrik, telefon vb.gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar geçici abonelik yapılabilir, Bu halde 2011/9381-16792
elektrik ve su bağlanması abone için kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanamaz” hükmü getirilmiştir.
Ayrıca Aski Tarifeler Yönetmeliği 30/d maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 6.maddesi (h) bendi gereğince; yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
Dayanılan maddi vakıaları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime ait bir görevdir. (HUMK.’ nun 76.) Davacı, eldeki davada aboneliğin tesis edilmesini istemiş olup, yapı kullanma izin belgesi (iskân) olmadığından abonelik tesisi mümkün değilse de, “çoğun için de azı da vardır” kuralı uyarınca 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici Ek 11. maddesi uyarınca ve Aski Tarifeler Yönetmeliğinin 30/d ve 6.maddenin (h) bendi gereğince araştırma yapılması gerekmektedir.
Davaya konu olayda davacı, dava dışı müteahhidin davalıya şantiye aboneliği nedeniyle olan borcundan dolayı sorumlu tutulamaz; davalı kurum da, dava dışı müteahhitten olan bu alacağı nedeniyle davacı ile sözleşme yapmaktan imtina edemez. Su tekelini elinde bulunduran davalı, şantiye aboneliğinden doğan alacağı varsa onu her zaman akidinden isteyebilir. Davacı, binanın yapı ruhsatının olduğunu, evine doğalgaz da bağlı olduğunu bildirdiğinden bu iddiası ile ilgili olarak binanın yapı ruhsatı olup olmadığı, elektrik, doğalgaz, telefon ve yol gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlanıp yararlanmadığı hususlarında araştırılma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.