YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9555
KARAR NO : 2011/18160
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1.3.2008 tarihinde “Süt sözleşmesi ve Taahhütname” başlıklı sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşme kapsamında kullanılmak üzere, davalıya 1.000 litrelik süt soğutma tankının da zımmet tutanağı ile teslim edildiğini, ne var ki 19.8.2008 tarihli ihtarla sözleşmenin haklı nedenlerle Birlik tarafından feshedildiğini, davalıya teslim edilmiş olan süt tankının, talep edilmesine rağmen iade edilmediğini ileri sürerek, söz konusu tankın aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tankın bedeli olarak şimdilik 3.000 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu süt tankını teslim etmekten imtina etmediğini, ancak kendisinin de davacıdan 10.530,37 TL alacağı bulunduğunu belirterek, davanın reddini dilemiş, Birliğe karşı davacı sıfatıyla açmış olduğu birleşen davada ise, söz konusu alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davada, davalıya teslim edilen süt tankının aynen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, birleşen davada ise, Birliğe teslim edilen 10.530,37 TL süt 2011/9555-18160
Bedelinden, 4.877,53 TL’nin mahsubundan sonra kalan 5.652,84 TL üzerinden itirazın iptali ile, bu miktar üzerinden takibin devamına, hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı üzerinden inkar tazminatının takip borçlusundan alınarak davacı …’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-davalı birliğin tüm, davalı-davacının …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle, daha önce davalıya teslim edilmiş olan süt tankının aynen iadesi, birleşen dava ise, Birliğe teslim edilen süt bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece birleşen davada, sözleşmenin (G) maddesinde düzenlenen, “Birlik, üye ve üreticinin bu sözleşmedeki taahhütleri karşılığında güvence olarak 15 günlük süt miktarını içerde tutacaktır. Mücbir sebepler haricinde sözleşme süresince taahhütlerini yerine getirmeyenlerin bu güvenceleri birliğe mal edilecektir.” hükmü gereğince, sözleşmeyi haklı olarak fesheden davacı-davalı birliğin, 15 günlük süt bedeli olan 4.877,00 TL’yi cezai şart olarak talep etme hak ve yetkisi bulunduğu belirtilerek anılan miktarın, takip konusu alacak miktarı olan 10.530,00 TL’den mahsubu ile, kalan miktar üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 158. ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür. Taraflar arasındaki sözleşmenin, az yukarda değinilen (G) maddesindeki, “daha önce güvence amacıyla Birliğe verilmiş olan 15 günlük süt bedelinin, sözleşmede öngörülen taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde Birliğe mal edileceğine” ilişkin hükmü de, cezai şart niteliğinde olup, geçerli ve tarafları bağlayıcıdır. Ne var ki, taraflar cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de, Borçlar Kanununun 161/son maddesi hükmüne göre, hakim fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Dava konusu olayda da davalı-davacı tacir olmadığından, mahkemece cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının, tenkisinin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekirken, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun 2011/9555-18160
ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. O halde mahkemece cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı-davalı (Birliğin tüm, davalı-davacı …’nin sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, 2. bent gereğince temyiz eden davalı (birleşen davanın davacısı) … yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan 65,55 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.