Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9597 E. 2011/15614 K. 28.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9597
KARAR NO : 2011/15614
KARAR TARİHİ : 28.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1987 yılında evlendiklerini, 2004 yılında boşandıklarını, evlenmeden önce ortak olarak edindikleri ve ortak mülkiyetlerinde olan taşınmaz üzerinde davalı ile ayrı yaşamaya başladıkları 1999 yılından sonra kendi parası ile çeşitli imalatlar yaptığını iddia ederek davalının açtığı ortaklığın giderilmesi davası neticesinde uğrayacağı zararları karşılamak maksadıyla sair masraflar ve bu masrafların arsaya kattığı değer nedeniyle 50.000 TL tazminat talep etmiştir. Davalı, dava konusu taşınmaza dair masrafların evlilik birliği içerisinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 9.973,85 TL.nın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 1987 yılında evlendiği davalıdan 2004 yılında boşandığını evlenmeden önce ortak olarak edindikleri ve ortak mülkiyetlerinde olan taşınmaz üzerinde davalı ile ayrı yaşamaya başladıkları 1999 yılından sonra kendi parası ile çeşitli imalatlar yaptığını ileri sürerek yaptığı sair masraflar ve bu masrafların arsaya kattığı değer nedeniyle 50.000 TL tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. … 2. Aile Mahkemesinin 2003/586 esas 2004/1218 karar sayılı 13.7.2004 tarihli boşanma ilamı ile tarafların boşanmalarına karar verildiği, boşanma ilamının 26.4.2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki olaylarda bu kanunun
2011/9597-15614
uygulanacağı açıktır. TMK.nun 227. maddesi …”, “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır” hükmünü getirmiştir. Dava, ortak mülkiyette olan taşınmaza yapılan katkı payına ilişkin olup, 4787 sayılı yasanın 4/1.maddesi gereğince Türk Medeni Kanunun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabında yer alan aile hukukukunda doğan dava ve işler Aile Mahkemesinin görev alanına girdiğinden, bu talebi çözmekle görevli mahkeme, genel mahkeme değil aile mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı tarafça temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 297.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.