YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9849
KARAR NO : 2011/14598
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (vekalet ücreti alacağı talebi) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6.2.1984 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, davalıların murisleri … ve … ile sözleşmede adı geçen diğer kişiler adına, Manavgat Kadastro mahkemesinde, … 198 ve …klı 795 ve 797 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili derdest bulunan davaları takip edip kesinleştirdiğini, vekalet ücretinin ise ödenmediğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazların, mahkeme kararlarının kesinleştiği tarihler itibariyle belirlenecek olan değerlerine göre hesaplanacak ücret alacağının, davalıların hisselerine isabet edecek miktar üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, murislerinin ölümü ile birlikte vekalet akdinin sona erdiğini, kaldı ki sözleşmenin de geçersiz olduğunu, davacının ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücret talep edebileceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin geçerli olduğu benimsenmek suretiyle, alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme konusu taşınmazların, davaların kesinleştiği tarihler itibariyle değerlerinin %10’una isabet eden miktarlarının, talep edilen 20.000 TL’nin fazlasıyla üzerinde olduğu belirtilerek, davalılardan … , … ve … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne, 20.000 TL vekalet ücretinin adı geçen davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukat ile davalıların murisleri arasında 6.2.1984 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin imzalandığı, davacının,
2011/9849-14598
Manavgat Kadastro Mahkemesine ait 1983/230 esas, 2005/46 karar ve 1976/!71 esas, 2007/26 karar sayılı dava dosyalarını takip ederek sonuçlandırdığı, vekalet ücretinin ise ödenmediği anlaşılmakta olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı avukat, muaccel olan vekalet ücretini talep etmekte haklıdır. Davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretinin tespiti için ise öncelikle uyuşmazlığa uygulanacak Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi zorunludur.
Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır. 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Davacı ile davalıların murisleri arasındaki sözleşme, 6.2.1984 tarihli olduğundan, bu dava ile ilgili ücret uyuşmazlığının çözümünde, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümleri esas alınmalıdır. Bu noktada taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının, dolayısıyla davacının sözleşmede belirtilen ücreti talep etmekte haklı olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Nitekim, vekalet ücret sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de resen gözetilmesi gereken bir husustur.
Bu açıklamalardan sonra, yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, 6.2.1984 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının incelenmesine gelince;
1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 164. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, vekalet ücretinin belli ve muayyen olması gerekli olup, yine aynı kanunun 164. maddesinin 2. fıkrasına göre de, %25’i aşmamak üzere nispi bir ücretin vekalet ücreti olarak kararlaştırılması mümkün ise de, bunun geçerli olabilmesi, başarıya göre değişme koşulunu taşımasına bağlıdır. Başka bir ifade ile, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve %25’i aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Avukatın davayı kazanması durumunda belli bir ücret alacağı, kaybetmesi durumunda ise hiçbir ücrete hak kazanamayacağı, diğer bir deyişle avukatın ücret almasının, davayı kazanma koşuluna bağlı olacağı yolundaki sözleşmeler geçerli değildir. Yine aynı Kanunun 164. maddesinin 3. fıkrasına göre de, dava konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağına ilişkin sözleşmeler de, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde olduğundan geçersizdir. Dava konusu olayda, 6.2.1984 tarihli ücret sözleşmesinin, “…ücret olarak sözleşme konusu taşınmazların … nihayetindeki değerinin %10’u vekile işin bitiminden itibaren en
2011/9849-14598
geç bir ay içinde ödenecektir.” şeklindeki ücrete ilişkin hükmü, az yukarda açıklanan yasanın öngördüğü “belli ve muayyen olma” ve “başarıya göre değişme” koşullarını taşımadığı için geçersizdir. Davacı geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti talep edemez. 1136 sayılı yasanın 4467 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya sözleşme mevcut olmakla birlikte geçerli olmadığı durumlarda, avukata ödenmesi gereken vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. O halde dava konusu olayda söz konusu ücret sözleşmesi geçerli olmadığına göre, davacının takip etmiş olduğu davalar nedeniyle talep edebileceği vekalet ücretinin, az yukarda değinilen Avukatlık Kanununun 2001 yılında yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesine göre belirlenmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, sözleşmenin geçerli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Öte yandan davacı, vekalet ücret alacağı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 20.000,00 TL’nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış olup, dava niteliği itibariyle kısmi dava niteliğindedir. Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Ancak alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde de, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur. Dava konusu olayda ise mahkemece davacının talep edebileceği tüm alacak miktarı, ücretin nispi olarak belirlendiği Kadastro Mahkemesindeki davalara konu olan taşınmazlardaki davalıların hisseleri itibariyle tam ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmeden, … bu davada talep edilen miktarın fazlasıyla üzerinde olduğundan bahisle hüküm kurulmuş olması da isabetli değildir. O halde kısmi dava niteliğinde de olsa, dava konusu tüm alacak miktarı tam ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenip, bundan sonra taleple bağlı kalınmak suretiyle, alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 199.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.