YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10715
KARAR NO : 2012/24869
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının annesi adına kayıtlı olan 18 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesini davalıdan haricen satın aldıklarını, ödenen satış bedeli karşılığında, davalı tarafından 10.3.1993 tanzim tarihli 75.000 Dolar meblağlı bono tanzim edilerek, davacılardan Emir … Altıntaş’ın eşi olan … … Altıntaş’a teslim edildiğini, tapu devri yapılmadığı gibi, satış bedelinin de iade edilmediğini, 75.000 Dolarlık bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü takip başlattıklarını, ancak söz konusu takibin, İcra Hukuk Mahkemesince iptaline karar verilip, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu ileri sürerek, davalıdan 75.000 Dolar karşılığı 117.600 TL alacaklı olduklarının tespitine, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın dayanağı olan icra takibinin, … 3. İcra Hukuk Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan, itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesinde “alacağın varlığının tespiti” de talep edilmişse de, eda davası açılması mümkün olduğundan tespit talebinde de hukuki yararın bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle 2012/10715-24869
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesinin 2.fıkrasında, “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” denilmektedir. Mahkemece, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, dava ön şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olduğundan, az yukarda belirtilen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2.fıkrasına göre davalı yararına 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan hüküm gözardı edilerek davacılardan 11.126,00 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nun 370/2. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. pragrafında bulunan (11.126,00 TL ücreti vekaletin) rakam ve sözlerinin karardan çıkartılarak, yerine (1.100,00 TL vekalet ücretinin) rakam ve sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.