YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1098
KARAR NO : 2012/9765
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, … ilçesi … Mahallesi, … mevkii 170 ada, 208 parsel sayılı taşınmazı kardeşleri olan davalı ile birlikte satın alıp, üzerine de iki katlı ev yaptıklarını, tapuda davalı adına kayıtlı olan taşınmazın, gerçekte ise üç kardeşe ait olduğunu, davalının önceleri kabul ettiği bu durumu daha sonra ise inkar ettiğini ileri sürerek, dava konusu arsa ve evin değeri üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 14.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler; alınan bilirkişi raporu gereğince de, bu dava ile birleştirilen 2009/224 esas sayılı dava ile de, 82.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazda davacıların hiçbir haklarının olmadığını, üzerindeki binanın da tüm masraflarının kendisi tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu arsa ve binada tarafların eşit oranda pay sahibi oldukları kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, davacıların paylarına isabet eden 80.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/1098-9765
1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 803.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.