YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11475
KARAR NO : 2012/16676
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.7.2011 gün ve 617-564 sayılı hükmün Dairemizin 7.2.2012 tarih ve 18722-2295 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, … plaka sayılı aracı 24.10.2007 tarihinde 24.700 TL bedelle davalıdan satın aldığını, ancak çalıntı olduğu belirtilerek, kolluk güçlerince 10.07.2010 tarihinde araca el konulduğunu, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya … olduğu 24.700,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “aracın el konulma tarihindeki rayiç bedelinin belirlenmesi yönünden davacı tarafça herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmediği” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, “davalı, sözleşme içeriğindeki bedele itiraz etmediğine göre mahkemece ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmadığından, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 189. ve devamı maddelerinde düzenlenen, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen Borçlar Kanununun 189. maddesinde, satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zapt edilmesinden, alıcıya karşı mesul ve zamin olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki
2012/11475-16676
maddelerde de, (BK.189-193 mad.) bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. BK.nun 192. maddesı de, satılanın tamamen zaptı halinde, satımın münfesih addolunacağı ve alıcının, satıcıdan aynı maddenin 1, 2, 3 ve 4. bentlerinde yazılı zararları isteyebileceğini, hükme bağlamıştır. Bu hükümlere göre, satılanın, tamamen zaptı halinde alıcı, satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereler düşülmek suretiyle, … olduğu semenin faizi ile birlikte iadesini isteyebilir. Satım bozulduğuna göre, satıcının mal varlığında satım bedeli nedensiz kalır. Bu itibarla satış bedelinin alıcıya her halde geri verilmesi gerekecektir. Alıcının, satıcıdan isteyebileceği zarar ise, “menfi zarar”dır. (Örneğin, alıcının, satım sözleşmesinin kuruluşu ve ifası için yaptığı ve artık kendisi için tamamen boşa gitmiş sayılan giderler. Borçlar Kanunu Madde 192/4) Hemen belirtilmelidir ki, alıcının, satılanın tamamen zaptı halinde satıcıya karşı ileri sürebileceği bu istemlerin kabul edilebilmesi için, satıcının kusurlu olup olmaması, sonuca etkili değildir. Zira satıcının bu konudaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur. Bununla beraber satıcı, menfi zarar dışında, hiç bir kusurun kendisine yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının, satılanın zaptı yüzünden uğradığı diğer her türlü zararlarını da ödemekle yükümlüdür. (Borçlar Kanunu Madde 192/son fıkra).
Somut olayda, davacının 24.10.2007 tarihinde davalıdan noter satış sözleşmesi ile satın alıp, adına tescil ettirdiği aracın, çalıntı olması nedeniyle, 10.7.2010 tarihinde kolluk güçlerince zapt edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının satın almış olduğu araç, zapt edildiğine ve davalı da sözleşme içeriğindeki bedele itiraz etmediğine göre davacı, davalıya … olduğu sözleşmede yazılı satış bedelinin iadesini isteyebilir. Ne var ki aracın, satış tarihinden (24.10.2007) zapt edildiği tarihe (10.7.2010) kadar, davacının zilyetliğinde kalmış olması nedeniyle, BK. 192 maddesinin 1.bendi gereğince, “alıcının istihsal ettiği yararlanmanın” da satış bedelinden tenzil edilmesi, başka bir ifade ile, satılanın zaptı ile birlikte, alıcının satılandan elde ettiği faydaların, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre hükmedilen alacaktan mahsubu gereklidir. (Bkz. Dairemize ait 2001/12719 esas, 2002/3023 karar sayılı 22.3.2002 tarihli; 1983/6286 esas, 1983/7556 karar sayılı 3.11.1983 tarihli kararlar da aynı doğrultudadır.) O halde mahkemece, satım konusu aracın, davacının elinde kaldığı süre içinde, araçtan elde edilen yararlanma miktarı belirlenip, belirlenecek bu miktarın, davacının alacağından mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken,
2012/11475-16676
Dairemizce, 7.2.2012 tarihli 2011/18722 E. 2012/2295 K. sayılı bozma ilamında sehven, “ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi” gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 7.2.2012 tarih ve 2011/18722 E. 2012/2295 K. sayılı bozma ilamın kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan değişik şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2.bent gereğince davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemize ait 7.2.2012 tarih ve 2011/18722 E. 2012/2295 K. sayılı bozma ilamın kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle değişik şekilde davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.