YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12144
KARAR NO : 2012/19695
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 14.6.2010’da ailesi ile birlikte alışveriş yapmak için davalı şirkete ait hipermarkete gittiğini, ödeme yapmak için kasaya geldiğinde kasiyer olan şirket çalışanının ödeme için kendisine verdiği 100,00 TL nın sahte olduğunu belirttiğini ve özel güvenlik elemanı çağırdığını, çalışanı uyararak parayı bankadan çektiğini ve sahte olmasının mümkün olmadığını söylediğini, ancak mağaza çalışanının, kendisini ve ailesini orada bulunan insanların önünde rencide edecek şekilde paranın sahte olduğunu, olayı polise bildireceklerini söyleyerek “parayı gerçeğine iyi benzetmişler” diyerek alay ettiğini, alaycı tavırlara maruz kalınca Turgutlu’da savcı olarak görev yaptığını açıkladığını, paranın sahte olduğu konusunda halen ısrar etmeleri üzerine 155’i arayarak ihbarda bulunduğunu, gerek makineyle yapılan basit inceleme ile gerekse Merkez Bankası’nca yapılan incelemede paranın sahte olmadığının ortaya çıktığını, ilçe halkı ve görev yaptığı memurlar önünde küçük düşürüldüğünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 3000 TL manevi tazminatın 14.6.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.