Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12316 E. 2012/16785 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12316
KARAR NO : 2012/16785
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar-karşı davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, avukat olan davalıya tazminat davası açması için vekalet verdiğini, davalının vekil olarak davayı açıp yürüttüğünü, 7.04.2009 tarihinde azlettiğini, davalının 3.04.2009 keşide tarihli, 30.06.2009 vade tarihli 27.434, 00 TL bedelli senede dayalı olarak aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın tarafına ait olmadığını, senedin imzalı boş olarak alındığını sonradan doldurulmuş olabileceğini, davalıya senet vermediğini ileri sürerek takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davacı yargılama sırasında 16.08.2011 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Davalı, davacının vekilliğini üstlendiğini aralarında 3.04.2009 tarihli vekalet ücreti sözleşmesi yapıldığını, vekalet ücretinin karşılığı olarak takibe konu senedin düzenlendiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile davacının dava dilekçesindeki iddialarının meslek onur ve gururunu rencide ettiğini, senetten dolayı sahtecilik suçlaması ile manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacılardan … ve…nın davadan feragat ettiklerinden bu kişiler açısından davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davacıların açtığı davanın reddine, davalının karşı davasının kısmen kabulü ile 2000 TL manevi tazminatın davacı karşı davalılardan tahsiline,
2012/12316-16785
davalının %40 icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların murisinin davalı ile imzaladıkları avukatlık sözleşmesi uyarınca davalıya verdiği senetteki imzasının tarafına ait olmadığı, senedi imzalayıp diğer kısımlarının boş olabileceğini, böyle bir senedi davalıya vermediğini daha doğrusu hatırlayamadığını ileri sürerek senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile eldeki davayı açmıştır.Davalı, davacıdan alınan senedin vekalet sözleşmesi uyarınca takip ettiği dosyadaki vekalet ücreti karşılığı alındığını, davacının iddialarının kişilik haklarına zarar verdiğini ileri sürerek karşı dava ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalının manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için B.K 49.maddesine göre kişilik haklarına saldırıda bulunulması gerekir ki, davacının iddiaları davalının kişilik haklarına saldırı sayılamaz. Bu talebin reddi gerekir. Hal böyle olunca, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek mahkemece davalının karşı davasındaki manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.