YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12734
KARAR NO : 2012/14961
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 2011 yılı bahçe mahsulünü davalıların murisi …’e satıp teslim ettiğini, muristen bedeli daha sonra ödenmek üzere perakende satış fişi aldığını, bir kısım alacağını tahsil etmesine rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, bu sırada davalıların murisi Sadik Çabik’in vefat ettiğini, alacağın ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi başlattığını, ancak davalıların yapılan takibe itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mirasçı davalılar, perakende satış fişlerinde murisin yazısı ve imzası olmadığını, borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne, takibin kaldığı yerden devamına, alacak likit olduğundan takibe konu 4.367,00 TL asıl alacağın % 40 oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalıların murisinden kalan bakiye alacağın tahsili için perakende satış fişlerine dayanarak eldeki davayı açmış, davalı mirasçılar borcun varlığını kabul etmeyerek davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın kabulüne ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, 2012/12734-14961
alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. Ancak İİK’nda mirasçılar için ayrı düzenleme yapılmış,İİK.’nun 67/3. maddesinde “itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.”hükmü getirilmiştir. Her ne kadar alacaklı davacının açtığı davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalıların kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir.Somut olayda İİK 67/3.maddesi gereğince davalı mirasçıların kötüniyetli olduğu ispat edilemediğine göre davalıların kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında “alacak likit olduğundan takibe konu 4.367.00 TL asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine“ ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.