YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13037
KARAR NO : 2012/21265
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı yüklenicilerin inşaa ettiği binadan 1 ve 6 nolu daireleri satın aldığını, tapuda resmi satışın 15.01.2008 tarihinde yapıldığını, davalılarla haricen yaptıkları 30.3.2007,17.04.2007 ve 21.05.2007 tarihli sözleşmeler uyarınca davalıların 6 nolu dairenin çatı piyesli yapılmasını taahüt ettikleri halde çatı piyessiz daire teslim ettiklerini, davalıların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek 6 nolu dairenin çatı piyesinin davalılarca yapılmasına, mümkün olmadığı takdirde 40.000 TL maddi zararının tahsiline ,dubleks daire beklerken normal bir daire verilmesi sonucunda manevi zarara uğradığını ileri sürerek 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda çatı piyesinin yapılmasının mümkün olmadığı ancak davalıların, sözleşmeler uyarınca davacıya çatı piyesli dubleks bir daire vermeyi taahüt ettikleri gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 24.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla ve diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan 2012/13037-21265
yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta,davacının arsa sahibi olmayıp ,arsasını davalı yükleniciye sattığı bilahare davalı yükleniciden 1 ve 6 nolu bağımsız bölümleri satın aldığı ,15.1.2008 tarihli tapu kaydının incelenmesinde de bağımsız bölüm devirlerinin davalı yüklenici şirket tarafından davacı satın alana bedeli karşılığı satış olarak yapıldığı anlaşıldığından davacı (alıcı) ile davalı(satıcı) arasında geçerli bir konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafın sıfatına göre ve diger davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin de buna tabi olarak 4077 sayılı kanun uyarınca Tüketici mahkemesinin görevine girmektedir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalılar tarafından temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.