YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1331
KARAR NO : 2012/9048
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı arasında yapılan sözleşme ile 8 parsel numaralı taşınmazın şirketin paydaşı ve yetkilisi olan … adına tapudan satışının yapıldığını, tapu kaydının beyanlar hanesinde 70 m2 hazine fazlalığı şerhi görülünce, davalı ile tutanak başlıklı bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre satış bedelinden 45.000, 00 TL rehin olarak alıcıda kaldığını, hazine fazlalığı şerhini tapu kaydından terkin ettikten sonra kalan bu meblağın davalıya ödeneceği, bu şerhin bedel ödenerek kaldırılması halinde ödenecek bedelin 45.000, 00 TL’yi geçerse bu miktarın da satıcı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, … Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü’ne fazlalık miktarının kıymet bedeli yatırılarak şerhin kaldırılmasının sağlandığını, şirket tarafından tamamlanan 34.625, 00 TL’ nin ödeme tarihinden ticari temerrüd faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada, davalıdan satın alınan taşınmazda bulunan hazine fazlalığına ilişkin şerhin kendisi tarafından ödenip kaldırıldığını öne sürerek ödenen bedelin tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu alacağa dayanak yapılan 15.11.2005 tarihli tutanak adı verilen sözleşmenin … ile … arasında düzenlendiği, …’ ın dava
2012/1331-9048
konusu taşınmazı ilk satın aldığı tarihte, davacı şirket adına aldığına dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı ve davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığı, alacağın temlikinin de gerçekleşmediği gibi taşınmazda paydaş olmayan davalının, söz konusu taşınmazdaki hazine fazlalığını satın alıp, taşınmazın beyanlar hanesindeki fazlalık şerhini terkin ettirmesinin mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, hazine fazlalığı değerinin yüksek ödenmesinde davalının herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda yazılı gerekçeden davanın hem aktif dava ehliyeti bulunmaması hem davanın esasına yönelik gerekçe ile red kararı verildiği anlaşılmaktadır. Oysa her iki gerekçe ile birlikte davanın reddi hukukumuzda mümkün değildir. Davanın, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddi ile yetinilmesi gerekirken, davanın esasına yönelik de red kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle kararın gerekçe kısmındaki, ” Davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığı, alacağın temliki de gerçekleşmediği gibi esasen taşınmazda paydaş olmayan davalının, söz konusu taşınmazdaki hazine fazlalığını satın alıp, taşınmazın beyanlar hanesindeki fazlalık şerhini terkin ettirmesinin mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin uygulama kabiliyetinin bulunmadığı ” bölümünün gerekçeden tümüyle çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.