Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/13317 E. 2012/18635 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13317
KARAR NO : 2012/18635
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının taşınmaz üzerindeki blokları inşaa eden müteahhit olduğunu, blokların yapımından kaynaklanan kusur ve eksiklikler nedeni ile yapılacak düzenlemeleri davalı müteahhitin taahhüt etmesine rağmen yerine getirmediğini belirterek … Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/35 D…. sayılı dosyası ile tespit edilen zarar miktarını yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı, müteahhit sıfatı ile taraflar arasında inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmediğini, müteahhitlik yapmadığını ancak maliki bulunduğu arsaya proje çizdirererk ve ruhsatını alarak bina yaptırdığını kat irtifakı yapılırken 12 daire için 12 ayrı tapu çıktığını bu dairelerden 10 tanesini sattığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her 2012/13317-18635türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı tüketiciler ile davalı müteahhit arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde daire satış sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararıyla Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, görevsiz mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.