Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/13388 E. 2012/20088 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13388
KARAR NO : 2012/20088
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile arasında … hizmetleri sözleşmesi düzenlendiğini, ancak sözleşme gereği sigortalılara verilen hizmetin toplam fatura bedeli 58.000,00TL’nin ihtara rağmen ödenmediğini beyanla, bu miktar alacağın ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; birleşen dava ile de, müteakip dönem için ödenmeyen fatura bedeli 160.386,65TL’den, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000 TL’nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 160.386,65TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, 62.600,42 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm
2012/13388-20088
kurulması zorunludur. Somut olayda mahkemece asıl ve birleştirilen davalar yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.