YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/134
KARAR NO : 2012/13952
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki aracın yenisi ile değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 22.01.2010 tarihinde sıfır km araç satın aldığını, aracı kullanmaya başladığında çok ağır bir koku hissettiğini ancak yetkililerin zamanla kokunun kaybolacağını söylediklerini fakat kokunun devam etmesi ve kansorejen etkisi göstererek hayatının riske girebileceği düşüncesi ile 18.02.2010 tarihinde tüketici hakem heyetine başvuru yaptığını, hakem heyetince aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verildiğini ancak davalı tarafından bu kararın yerine getirilmediğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde araç bedeli olan 21.781.00.TL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … şirketi, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı … şirketi, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, araçta koku bulunduğu yönünde davacının iddiasını ispatlayamadığı gibi ayıp ihbarında da süresi içerisinde bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacıınn 22.01.2010 tarihinde sıfır km araç satın aldığı, araçtan koku geldiğini satın aldığı yetkililere söylediği, kaldı ki 4077 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince aracı satın aldıktan sonra 30 günlük yasal süre içerisinde 18.02.2010 tarihinde Tüketici Hakem Heyetine başvuru yaptığı dosya kapsamı ile sabittir. Yani davacı tarafından yapılan ayıp ihbarının yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılama sırasında bilirkişi … tarafından tanzim olunan 01.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda, araçta iddia edilen kokunun olup olmadığı ve araçta kullanılan plastik esaslı malzemelerin kansorejen etkisi yapıp yapmadığı hususunda TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezindeki laboratuvarlarda plastik ve koku ölçüm incelemesi yapılması ve ondan sonra araçla ilgili kesin raporunu hazırlayacağını belirtmesine ve bu yönde TÜBİTAK’ a yazılan yazıya ilgili kurum tarafından araç içinde koku ölçümünün çevre ölçüm ve analizleri yeterlilik belgesi kapsamı dışında bulunması nedeniyle kendileri tarafından yapılamadığı yönünde verilen cevaba rağmen mahkemece yargılama sırasında davacının iddiası ile ilgili kesin nitelikte bilirkişi raporu tanzimi sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. O halde tarafların iddia ve savunması doğrultusunda özellikle araçtaki koku iddiası ile ilgili olarak biri kimya alanında olmak üzere teknik üniversiteden seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden araç üzerinde inceleme de yaptırılarak rapor tanzimi sağlanarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.