YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14112
KARAR NO : 2012/28552
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın meni, alacak, manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; taraflar arasında yapılan alım satım sözleşmesinde … TOKİ konutlarından satın alınan C3-15 26 nolu daire için belirlenen satış bedelinin sözleşme tarihinden 1 yıl sonra davalı tarafından arttırıma gidildiğinden, artırımın ödeme taksitlerine yansıtıldığından, arttırılan satış fiyatının iptali ile sözleşmede belirlenen oranlar uyarınca hesaplanan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve kötü niyetli davranarak kendisini mağdur eden davalının 5.000 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, taraflar arasında yapılan 21.07.2010 tarihli sözleşmenin satış bedelinde 03.08.2011 tarihinde davalı tarafından tek taraflı olarak yapılan 11.944,36 TL’lik bakiye artırım işleminin iptaline, 03.08.2011 tarihinden itibaren fazla tahsil edilen bedelin davacıya iadesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, davalı tarafından tek taraflı olarak arttırılan satış fiyatının iptali ile kendisinden fazlaca tahsil edilen bedelin sözleşmede belirlenen oranlar uyarınca temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ise de, mahkemece, yalnızca 03.08.2011 tarihinden itibaren fazla tahsil edilen bedelin davacıya iadesine dair karar verilmesi ile yetinilerek davacının faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Bu nedenle, davacının faiz talebi hakkında bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının 2 no’lu bentte gösterilen bozma nedeni dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte gösterilen nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 694,85 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.