Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14156 E. 2012/28946 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14156
KARAR NO : 2012/28946
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan olan 15.000,00 TL lik alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, alacağın halen ödenmediğini, takip tarihinden sonra aradan geçen sürede ekonomik olumsuzluklar nedeniyle munzam zararının oluştuğunu beyanla icra dosyasından takip tarihi itibariyle işleyen reeskont faizin hesabı ile davalıdan tahsilini ve oluşan munzam zararın toplam 10.000,00 TL olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava munzam zarar ve faiz alacağına ilişkin olup, davacı davalıdan olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığını ancak 2001 senesinde başlayan icra takibinde bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, oluşan faiz ve munzam zararının tahsilini istemiş, davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak ve alacak henüz tahsil edilmediğinden munzam zararın oluşmayacağı kanaatiyle munzam zarara ilişkin davacı talebinin reddine karar verilmiş isede, munzam zarar talep edilebilmesi için alacağın tahsili gerekmez. Mahkemece, bu husus ve Borçlar Kanunu’ nun 105/2. maddesinde düzenlenen munzam zarar alacağına ilişkin şartlar değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı ayrıca takip talebine faiz isteğini sonradan eklediği gerekçesiyle faiz kısmı iptal edildiğinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faiz talebinde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kanuni faiz 33.907,40 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak mahkemece ,davacının bu talebi alınan raporda alacak henüz tahsil edilmediğinden faizin kabul edilemeyeceği ve bilirkişi tarafından faiz yönünden hesaplama yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ne var ki, yukarıdada anlatıldığı üzere bilirkişi raporunda faiz yönünden hesaplama yapılmış ve alacağın tahsil edilmemesinin sadece munzam zarar hesabı yapılmasına engel olacağı tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının faiz istemi değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, alınan bilirkişi raporu yanlış yorumlanarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.